Hüseyin Movit’in Yeni Eseri

Eylül 6, 2018    Kategori: Genel   yorum yok »

Hüseyin Movit, Türkçenin doğru konuşulup doğru yazılmasını hayatının gayesi edinmiş bir Türkçe aşığı. Önceleri dil konusundaki bu hassasiyeti sadece kendisi için gösterirken 1990’lı yıllardan itibaren yaptığı önemli tespitleri imkan bulduğu her platformda ve konferanslarda Türkçe dostlarıyla paylaşmayı sürdürüyor.

Huseyin Movit'in Yeni Eseri

 Movit, 1990 yılında iki arkadaşıyla “Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu”nu kurdu. Radyo, televizyon, gazete, dergi ve kitaplardaki (ders kitapları dâhil) yanlışları tespit ederek, en az 5 bin kişiye telefon, mektup, faks ve e-posta ile ulaştı. Bugüne kadar 2 bin’i aşkın dil ve genel kültür konulu makale yazdı.

Tespit ettiği 20 bin’in üzerinde yanlışı köşesine taşıdı. 15 bin’e yakın yanlışı hâlen arşivlemeye çalışmakta olan Hüseyin Movit yeni kitabı “Yetişkinler İçin Türkçenin Doğrusu” ile dilimize hizmet çabalarını sürdürüyor. Movit, 10 kitabı “Yetişkinler İçin Türkçenin Doğrusu”nu yazma amacını, “Hepimizin derdi Türkçe” diye özetleyip şöyle devam ediyor:

Nasıl konuşuyoruz, nasıl yazıyoruz, kurallara uyuyor muyuz?

Yazılarımızı sonradan okuyunca yaptığımız yanlışları tespit edebiliyor muyuz?

Televizyonlar, radyolar, gazeteler ve dergiler Türkçeyi doğru kullanıyor mu?

Her zaman söylendiği gibi gazetelerdeki düzeltmenler (tashihçiler, redaktörler) nerede?

Çevrenizde, “modern”e “moderin”, “lüks”e “lüküs”, “fötr”e “fötür”, “Satürn”e “Satürün” diyen var mı?

“Mütevazı”ya “mütevazi”, “cirim”e “cürüm”, “refüj”e “orta refüj” diyenleri duydunuz mu?

“Kent”e (şehir) “il” (vilayet), “İzmit”e “şehir” yerine “il”, “Adapazarı”na şehir yerine “vilayet” diyen var mı?

Aynı şekilde, “reçel”e, “leçel”, “iğne”ye “inne” diyen var mı?

Varsa onları uyarmak sizlere düşüyor!

Bunların sebeplerinden bazıları da ucuz iş gücü çalıştırmak ve sözlük/yazım kılavuzu okuma alışkanlıklarının olmaması. Kimi yazarlar/televizyoncular ve siyasetçiler öyle Türkçe hataları yapıyorlar ki seyirci kalmak mümkün değil. Bir örnek vermek gerekirse ceset “bulunur”, cenaze “kaldırılır”, naaş “defnedilir.” Bu kelimeleri yerli yerinde kullanmak gerekir. Beyin ölümü gerçekleşmez, “meydana gelir”. “Uçaktaki beş mürettebat hayatını kaybetti” denmez, doğru ifade “Uçaktaki beş kişilik mürettebat hayatını kaybetti” denir. Radyocu/televizyoncu, “Size konuklarımı tanıştıracağım” dememeli; doğrusu “Size konuklarımı tanıtacağım”dır

Tespitlerimizi 1990’dan bu yana yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda elde ettik. Yanlışlar/hataların kimler tarafından yapıldığını öğrenmek, Google’da yapılacak kısa bir araştırmayla elde edilebilir.

Zinde Yayıncılık Tel:(0212) 534 17 26

Kaynak Yeniçağ: Dili doğru kullan işin eğri olmasın!

Sosyal medya paylaşımlarım

Haziran 25, 2018    Kategori: Genel   yorum yok »

AŞIRMA HASAN CELAL GÜZEL’DEN
Bizim aşırmacı Elazığlı Sırrı Er, rahmetli Hasan Celal Güzel’in Radikal’de 05.10.2008’de “Dil Yâresi” başlığıyla yazdığı yazıyı aşırmış, bir kere 08.12.2012’de bir kere de 15.06.2018/18.03’te aynı başlıkla (Düzeltme imi koymadan) Facebook’a yapıştırıvermiş.
Biz enselemekten bıktık, o aşırmaktan usanmadı.

“DİL YARESİ”
İstanbul’da bir “cafe”de arkadaşımı bekliyorum Karşımda
bir “plaza” yükseliyor. Yanında da “showroom” uzanıyor.
Mağazaların ve şirketlerin isimleri, ya tamamen İngilizce veya
İngilizce-Türkçe karışımı garip bir dilde. Tiksiniyorum… Bulunduğum “cafe”ye gençler “takılıyor”… Yanımdaki masada “uçuk” kıyafetli bir çift genç “muhabbet” ediyorlar. Kız saçını pembeye boyamış: göbeği açık… O da ne? Göbeğinde bir halka takılı. Aynı halkadan oğlan da kulağına takmış; saçları dimdik ve jöleli. Oynaştalar…
Arif Nihat’ın dediği gibi, “Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşta”lar… “Fetih” mi dedim? Kendime kızıyorum… “Sen de kafayı savaşa taktın” diye söyleniyorum. Şimdi “savaşma, seviş” çağı…


Sırrı Er
Ramazan Bayramı hepimize bereket ve huzur getirsin…
İŞTE YANLIŞ
“Türkî Cumhuriyetler” mi “Türk Cumhuriyetleri” mi?
Büyük yanlışlardan biri de Türk cumhuriyetlerine Türkî Cumhuriyrtler denilmesidir.
Özbeöz Türk olan olan topluluklara Türkî demek şeytanlığının mimarı,
Çarlık Rusyasındaki Türkolog Nikolay İvanoviç İlminskiy
 adındaki adındaki görevlidir(1854/1858)
Türkî, Türkçe konuşan demektir
Türkî demekle “Onlar Türkçe konuşan Rus Cumhuriyetler mensuplarıdır.” denilmek isteniyordu!
Google’daki 63.400 site “Türkî Cumhuriyetler” hatasına ortak olmuş!
HABER KANALLARINDAKI AYMAZLIK
Hıncal Uluç köşesinde haber kanallarındaki yanlışlıklardan ve bu yanlışların düzeltilmemesinden şikâyetçi.”Habercilikte ‘Ucuzculuk’ olmaz!. Olamaz!” başlıklı haberinde. (Sabah, 29.05.2014)
Bu habeler beni 1999 yılındaki bir olaya götürdü.
Bir cumartesi sabahı saat 6’da NTV’de haberleri izliyorum. Spikerin verdiği “Bakü Supsa-Novorossisk” arasında inşa edilecek petrol boru hattı haberini dinlerken, spikerin, “Novorossisk”i o kadar yanlış (ama o kadar yanlış ki)telaffuz etmesine dayanamayarak kanala telefon ettim ve doğru telaffuz için uyardım.
Saat 7’de yanlışın düzeltildiğini duyunca sevindim. Aradan 5 dakika geçmişti ki telefonum çaldı. Karşımda Kanalın kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Nuri Çolakoğlu vardı.
Yanlışı kendisinin de duyduğunu, ancak benim daha atik davranarak doğru telaffuzu haber merkezine ilettiğimi öğrenince çok sevindiğini belirtti.
Benim için nöbetçi redaktör dediğini duyunca, çabamın boşa gitmediğini görüp sevindim.
Not:
Bugüne kadar yanlışlar için , telefon, faks ve ileti ile tam 5.000 kişiyi uyardım.
 
KISA KISA
*  Aykut Işıklar: “Muhteşem tenör sesi- duygu yüklü kalbi ve müzik  bilgisi…”
Aykut Işıklar’a bu yaştan sonra “tenor” ile “tenör” arasındaki farkı anlatmanın yararı olur mu dersiniz?
Sanmam…
*   Turgay Güler: “Hürriyet Gazetesi’nde, aralarında üst düzey…”
Gazetenin tepesinde “Hürriyet Gazetesi” yazılsa sorun yok.
Bayram Gazetesi, Tebliğler Dergisi, Bayram Gazetesi gibi.
Doğru yazım: Hürriyet gazetesinde…
*  Memiş Hoca, Güneş: “Sosyal medyada avam avam vakit geçirenlerin çoğu…”
Memiş Hoca, “aval aval” (aptal aptal) yazmasını “becereMEMİŞ”…
Gazetenin GYY Turgay Güler de bu duruma “avam avam” bakmış!
Tekerlemeyi hatırlayalım: İbiş ile Memiş, mahkemeye düşmüş…
*  Ali Eyüboğlu, Beyaz TV: “Dine helal getirmiyorsa…”
Ali Eyüboğlu, “halel” yerine “helal” demekte bir sakınca görmemiş!
*  Turgay Güler: “Güneş Gazetesi’nde ‘şek ve şüphe’ye…”
Gazetenin tepesinde “Güneş Gazetesi” yazılsa sorun yok.
Bayram Gazetesi, Tebliğler Dergisi, Bayram Gazetesi gibi.
Doğru yazım: Güneş gazetesinde…
*  Müge Anlı, atv, 19.06.2018/12.12: “Orada üzüntülü bir cenaze var.”
“Cenaze”nin anlamı, 1. Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. 2. Ölü, ölmüş kimse” olduğuna göre nasıl üzüntülü oluyorlarmış bakalım?Gazetenin tepesinde “Güneş Gazetesi” yazılsa sorun yok.
 * Engin Ardıç: “Bu ne menem bir partidir?”
Engin Ardıç, Carlos Menem hakkında çok yazı okumuş olacak ki; “ne çeşit, ne türlü” anlamındaki “ne mene”yi “ne menem” şeklinde yazmış!
* Sabah: “Meslektaşların haremi ismetine girmek çok şık olmuyor”
“Harem” ile “harim” arasındaki farkı bilmeyenlere, ülkemizde gazeteci derler.
*  Hıncal Uluç, Sabah: Vali,  60 yaş üstü okuma yazma bilmeyen, kadın erkek herkese kurs açmış, diploma veriyor.
Hıncal Uluç da kurs bitirme belgesine “diploma” diyor.Abartmayı ne de çok seviyoruz!
*  Müge Anlı, atv, 19.06.2018/12.05: “İnanılmaz muhattaplarımız var.”
Muhatap diyemeyen “fenomen”…
Programına katılan ve kırsaldan gelen konuklar, “muhatap” derken, yüksek lisans sahibi “fenomen” kelimeyi seslendiremiyor hem de tam 11 senedir!
*  Verda Özer, Milliyet: “Geçen hafta 630 göçmenle dolu bir gemiyi reddederek…”
Verda Özer de mültecileri bir çırpıda göçmen yapıyor!
*  Buket Aydın, Kanal D, 18.06.2018: “Beyin ölümü gerçekleşti”
Aydın aynı hatayı 7 Mayıs’ta yapınca eleştirilmiştik
“Gerçekleşmek” fiili ancak tasarlanan ya da öngörülen bir şey için kullanılır yani daha önceden planlanan bir şey gerçekleşir. Beyin ölümü meydana gelir!
*  Milliyet,  Gençlerbirliğili Rantie’den harika gol!
   Cümlenin doğrusu: Gençlerbirlikli Rantie’den harika gol!

Uydurukça ile mücadele

Mart 6, 2017    Kategori: Genel   yorum yok »

Çeşitli okullarımızda Türkçe öğretmenleri çocuklarımızı bilinçlendiren etkinliklere imza atıyor

turkce turkce2 turkce3 turkce4 turkce5 turkce6

Şehitlere Sürü Diyen Sunucu

Temmuz 24, 2016    Kategori: Genel   yorum yok »

24 Temmuz 2016 Tarafsız bölge programında sunucu Ahmet Hakan;
–Darbeciler Bir “sürü” adam öldürdü..
Eleştirimiz; “Sürü” İnsana denmez, Hele şehitlerimize hiç denemez
Sürü tanımı hayvanlar için kullanılmaktadır.
Ve 15 Temmuz 2016 Darbe kalkışmasında can veren vatandaşlarımıza ölü denilemez,
Kuranı Kerim emri ile, Bu vatandaşlarımıza Şehit oldular demek zorundayız…

Hüseyin Movit : Tweetler

MEDYACILARA
Yanlış: Madame Tussaud (mumyacı) (Tanıl Bora)
Doğru: Madame Tussaud (balmumu heykelci)

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 3 sa.3 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Sakallı Şeriflerin gerçekten Hz.Muhammet’e ait…(Gözde Atasoy)
Doğru: Sakalı Şeriflerin gerçekten Hz. Muhammet’e ait…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 4 sa.4 saat önce İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Müge Anlı, “estağfurullah”ın anlamını bilmiyor ve kendisine, “hayranınızım” diyen Güntay Bey’e “estağfurullah” diyor.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 4 sa.4 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Fransa’nın Monaco kentinde gerçekleştirilecek(Haber Türk)
Doğru: Monaco Prensliği’nin Monaco kentinde gerçekleştirilecek

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 4 sa.4 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Y. Ç. tarafından yaş kütüğe plaket çakıldı. (Bugün)
Doğru: Y. Ç. tarafından yaş kütüğüne plaket çakıldı.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 4 sa.4 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Berlin Havaalanı’nda bir fincan (Erkan Çelebi)
Berlin’de Schönefeld, Tegel ve Tempelhof adında üç havalimanı varken!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 4 sa.4 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Türk Lirası’nın yüzde 10-20 oranında… (Güngör Uras)
Doğru: Türk Lirası’nın yüzde 10-20 oranında…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 4 sa.4 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Isı çarpmaları meydana gelir. (Özay Erad, Kanal D)
Doğru: Sıcaklık çarpmaları meydana gelir.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 4 sa.4 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Hastanede linç. Doktor komada. (Sabah)
Doğru: Hastanede linç girişimi. Doktor komada…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 5 sa.5 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Köpeğim doğum yaptı iki erkek iki kız. (TRT Müzik)
Doğru: Köpeğim doğum yaptı iki erkek iki dişi.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 5 sa.5 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Kasımpaşa Askeri Savcılığı’nca soruşturma… (Cem Küçük)
Doğru: Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı’nca…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 5 sa.5 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Taşhiye kumpası konusunda… (Cem Küçük)
Doğru: Tahşiye kümpası konusunda…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 5 sa.5 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Bırakmanı hiçbiri göze alamazlar. (Hıncal Uluç)
Doğru: Bırakmanı hiçbiri göze alamaz.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 5 sa.5 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Aşur, Hadar ve Nemrut şehirlerini… (Milliyet)
Doğru: Asur, Hadar ve Nimrut şehirlerini…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 5 sa.5 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Artık gammazcılığın erdem sayıldığı… (Ertuğrul Özkök)
Doğru: Artık gammazlığın erdem sayıldığı…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 5 sa.5 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Beren’le el sallaşıyoruz. (Uğurkan Erez)
Doğru: Beren’le karşılıklı el sallıyoruz.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 5 sa.5 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: O kadar yakınen tanıyorum ki (Uğurkan Erez)
Doğru: O kadar yakından tanıyorum ki

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 5 sa.5 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Erzurum dağları kar ile bora. (Sabah)
Doğru: Erzurum dağları kar ile boran

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 14 sa.14 saat önce İstanbul, Türkiye
ESRA EROL TİYATROSU
Hiç evlenmedim yalanıyla programa gelen yalancı Nevruz, iki kere evlenmiş olabilirim diyor hiç çekinmeden. Tam artist!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 14 sa.14 saat önce İstanbul, Türkiye
ESRA EROL TİYATROSU
Söz verildiği hâlde bir türlü tedavi edilmeyen ayrıksı Nevruz, başından iki evlilik geçmesine rağmen boşanmış istemiyor!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 16 sa.16 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Taşeron işçileri yerine taşeron işçiler yazan gazeteler: Hürriyet, Milliyet, Sabah, Yeni Şafak, Vatan, Zaman, Karar, Cumhuriyet!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 16 sa.16 saat önce İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Google’da 445.000 site “taşeron işçiler” yazmış. İşçiler nasıl taşeron oluyormuş bakalım? Taşeron işçileri demek o kadar zor mu?

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 16 sa.16 saat önce İstanbul, Türkiye
Aziz şehitlerimize Tanrı’da rahmet diliyorum.
Ailelerine sabır diliyorum. Acılarına katılıyor baş sağlığı ve metanet diliyorum.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 16 sa.16 saat önce İstanbul, Türkiye
Ey milletin vekilleri,
Sizi seçenlerden haberiniz var mı?
Beşer onar dünya değiştiren aziz şehitlerimize karşı sorumluluğunuz yok mu?

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
+kifayetsiz muhteris, puşt medya, maiyette gazeteci, fitneci, sömürge aydını, yalaka, yalancı, yağcı…
(Gazetecinin gazeteciye hitabı)

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
+ulan, liberal, delirmiş liberal, meczup, robot, guru, mülaaneci, ak-trol, medeni ölü, günah keçisi,
mahluk, hümanist, eleştirel aydın+

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
Ebleh, faşist, Doğan’ın soytarıları, tetikçi, şapşal, salak, korkak bülbül, geri zekâlı, Doğan’ın köpekleri, soytarı, fino, bülbül, satılık+

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Eyaletin valisi giderdi, alim Allah. (Hıncal Uluç)
Doğru: Eyaletin valisi giderdi, alimallah.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Tambi’nin eğitim masraflarını üslendi. (Hürriyet)
Doğru: Tambi’nin eğitim masraflarını üstlendi.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
NEYMİŞ?
Pire limanında Afgan ve Suriyeli mülteciler arasında taşlı sopalı çatışma çıktı.
Polis tarafları ayırmak için güç kullandı.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Danube ve Sava nehirlerinin kesiştiği… (Yeni Şafak)
Doğru: Tuna ve Sava nehirlerinin kesiştiği…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: (Şah Fırat operasyonu) Ricat değil geri çekilmedir. (Mustafa Karaalioğlu)

Ricat: Geri çekilme.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Gece 12.45 Spor (NTV)
Doğru: Gece 00.45 Spor

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
DİL ZÜPPELERİ
Yanlış: Tıpkı babası gibi wow dedirtiyor. (Meral Tamer)
Doğru: Tıpkı babası gibi vay dedirtiyor.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Yanlış: Motosiklete mazot alıyorsun. (Müge Anlı)
Doğru: Motosiklete benzin alıyorsun.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Adam Smith’in, ‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ sözü (Hürriyet)
Söz, Fransız fizyokrat Vincent de Gournay’e aittir

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: … arasında seyrüsefer ediyoruz.” (Öykü Serter)
Doğru: … arasında dolaşıyoruz.
Seyrüsefer: Trafik

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar
MEDYACILARA
“Türkân Karakütük sığınma evini terketmeyecek” Kanal D,19.30)

Haspa tutuklanıp cezaevine tıkılmış, habercinin haberi yok!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Çengelköy salatalıklara varıncaya dek… (Hıncal Uluç)
Doğru: Çengelköy salatalığına varıncaya dek…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar
MEDYACILARA
… ve deyin ki “ben bu devletin vereceği parayı istemiyorum” deyip istifa edin abi. (Ersoy Dede)

HEM “DEYİN” HEM “DEYİP”
Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
Aşırmacı Elazığlı Sırrı Er Hz. Mevlânâ’dan aşırmış
“Geçmişlerden ibret almazsa kişi, Geleceğe ibret olmaktır işi.”
http://www.facebook.com ,

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Yanlış: Madden de bakamaz. (Müge Anlı)
Doğru: Maddeten de bakamaz.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
SPİKERLERE
Yanlış: O kadar çok vaakaa gördük. (Cüneyt Özdemir)
Doğru: O kadar çok vak’a gördük…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
SPİKERLERE
Yanlış: Üç kaatil zanlısı tutuklandılar. (Cüneyt Özdemir)
Doğru: Üç katil zanlısı tutuklandı.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Yanlış: Kuaför mesleği olduğu için…
Doğru: Mesleği kuaförlük olduğu için…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: ABD’ye kaçan loser Emre Uslu’ya 1 ay.. (Cem Küçük)
Doğru: ABD’ye kaçan mağlup/yenik Emre Uslu’ya 1 ay…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: İlanihayet siyasetin dışında… (http://t24.com.tr )
Doğru: İlanihaye siyasetin dışında…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Ceza ehliyetinin olup olmadığını belirlenmesi… (Vatan)
Doğru: Cezaiehliyetinin olup olmadığını belirlenmesi…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Aslan, avının hamile olduğunu görünce… (Sabah)
Doğru: Aslan avının gebe olduğunu görünce…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Ayak sürten velinin çocuğu için… (Mehmet Tezkan)
Doğru: Ayak sürüyen velinin çocuğu için…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Isıyı 180 dereceye düşürüp… (Elif Korkmazel)
Doğru: Sıcaklığı 180 dereceye düşürüp…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Gammazcı profesör… (Ahmet Kekeç)
Doğru: Gammaz profesör…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Kız hasta, yatak döşek yatıyor. (Esra Erol)
Doğru: Kız hasta, yorgan döşek yatıyor.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Şimdi doğru oturup, doğru konuşmak gerek. (Hürriyet)
Doğru: Şimdi eğri oturup doğru konuşmak gerek.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Divan şairi Nef-i’ye muhtacız. (Milliyet)
Doğru: Divan şairi Nef’i’ye muhtacız.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Tahammüden öldüreceğim, itiraf ediyorum. (Milliyet)
Doğru: Taammüden öldüreceğim, itiraf ediyorum.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Copy-Pace (kopyala-yapıştır) (Sezai Şengönül)
Doğru: Copy paste (kopyala yapıştır)

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
Elazığlı Sırrı Er
Diksiyon hocası olduğunu iddia eden köftehor, hem “psikiyatr” diyemiyor, hem de yazamıyor: psikiyatır. Uyarılmasına rağmen

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Böyle yobaz, çağdışı ve mülteci bir zihniyet… (Refiğ Denker)
Doğru: Böyle yobaz, çağdışı ve mürteci bir zihniyet…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Hücceten gidersiniz çoğunuz. (Pakize Suda)
Doğru: Fücceten gidersiniz çoğunuz.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: İlanihayet siyasetin dışında kalacağı… (Yeni Akit)
Doğru: İlanihaye siyasetin dışında kalacağı…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Muammen bedelle çıkılan ihaleyi… (Cumhuriyet)
Doğru: Muhammen bedelle çıkılan ihaleyi…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Babam su katılmadık Çerkes… (Hıncal Uluç)
Doğru: Babam su katılmadık Çerkez…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
DİL ZÜPPELERİ
Yanlış: Çok da elegan oldu. (Dilek Hanif)
Doğru: Çok da şık oldu.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar
SPİKERLERE
Çe Kevero hayranı. (Fulya Soybaş Işık, Kanal D)

“Che Guevara” şeklinde yazılan isim “Çe Kevara” şeklinde seslendirilir.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Yanlış: Kastamonu kolay bulunacak bir yer değil. (Müge Anlı)
Doğru: Kastamonu’daki olay yeri, kolay bulunacak bir yer değil.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Yanlış: Bu boynumuza biçilen görev… (Müge Anlı)
Doğru: Bu iş boynumuzun borcu…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Yanlış: (Oğlunuzu) Sizin oraya bindirseniz. (Müge Anlı)
Doğru: Onu Marmaray’a bindirseniz.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
DİL ZÜPPELERİ
Kesirleri ayırmak için nokta kullananlar Anglosakson hayranlarıdır
Bunları ne kadar uyarırsan uyar inatçı keçilikleri geçmez

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Kesirleri ayırmak için virgül kullanılır: 38,6 (otuz sekiz tam, onda altı), 0,45 (sıfır tam, yüzde kırk beş)

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Kanada Cumhurbaşkanı Enrıque Pena Nieto (Milliyet)
Kanada’da Cumhurbaşkanı değil Başbakan vardır
Nieto Meksika Eyalet valisidir

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
NEYMİŞ?
Türkân Karakütük tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Savcı bir üst mahkeme kararıyla tutuklattı. MA bu durumu açıklamıyor!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
NEYMİŞ?
Beratcan için DNA testi istenildi mi?Ya Türkân Karakütük çocuğun ortadan kaldırılmasını bir ihaneti ortaya çıkacak diye planladıysa

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
NEYMİŞ?
Türkân Karakütük Ersin’e beni arama demiş
Müge Anlı şüphelenmiyor. Ya işin içinde başka bir manita peyda olduysa.
Araştırmacıdır ya!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 31 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Buna his-i kalben vuku derlerdi. (Ardan Zentürk)
Doğru: Buna hissikablelvuku derlerdi.

Beceremeyenler önsezi demeli!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
DİL ZÜPPELERİ
Yanlış: Haberi bir de Ankara’dan check edelim dedik. (Hürriyet)
Doğru: Haberi bir de Ankara’dan kontrol edelim dedik.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Balina, yunus ve fok denizde yaşayan memeli hayvanlardır 33.000 sitede bu canlılara balık denilmeye devam edilmektedir. Belgeselciler dâhil!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
NEYMİŞ?
Google hazretlerinin arama motorunda 19.400 site, eriyen kar sularından bahsetmektedir. “Eriyen kar mı, kar suları mı?”

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
+ ve büyük konaklarda haremle selamlık arasında hizmet gören zenci köle
Ak ağa:Haremlerde hizmet gören hadım ağalarının beyaz ırktan olanı.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
AYIPTIR SÖYLEMESİ
Dizi kotarıcıları ve medya mensupları,harem ağası ile ak ağa arasındaki farkı bilmiyor
Harem ağası:Osmanlı saraylarında +

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
+ Ülkenin Avusturya değil Avustralya olduğunu uyarıyoruz ve 31. Ocal 2012’de aynı hata devam ediyor ve Avusturya Açık’tan bahsediliyor!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
AYIPTIR SÖYLEMESİ
Milliyet yazarı Mehmet Tezkan Ocak 2011’de “Avusturya açık finalini” seyrettin.” diyor. Kendisini uyararak,+

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Buzul ile buz dağı arasındaki farkı bilmeyen 60.000 site Google’da arzıendam ediyor.
Aralarında ensesi kalın haberciler de var! Oh misss

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
AA buzul ile buz dağı arasındaki farkı bilmiyor: “260 kilometrekarelik buzul denizin üzerinde yüzerek Avustralya’ya doğru ilerliyor.” diyor

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Yurt dışında yaşayanların çocukları evde muhakkak ana dilinde okulda yerel dilde konuşmalıdır
Keltler ülkelerini dilleri yüzünden kaybetti!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Ana dili: Çocuğun ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dil.
Not: Kişi rüyalarını ana dilinde görür.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Ana dil: Kendisinden başka diller veya lehçeler türemiş olan dil.
Örnek olarak, Latince bir ana dildir. İtalyanca, bu dilden türetilmiştir.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Millî Egitim bakanları da dâhil, “Ana dil” ile “Ana dili” arasındaki farkı fark edemiyorlar ve “Ana dilde eğitim” diyorlar.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Yarışma sunucusu Güner Ümit, Halit Kıvanç’a, “Ağabey size Haalit mi diyelim Halit’mi?” diye sordu. Doğrusunun Haalit olduğunu biz uyardık!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
AYIPTIR SÖYLEMESİ
Bazı illerimizde hava durumu dedikten sonra Adapazarı, İzmit ve Gökçeada’yı il yapıp hava durumu verenleri biz düzelttik!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Elazığlı Sırrı Er,
Çakma uzman adını vererek kimi eleştirdi. Maçası sıkmadığı için ad vererek bir kişiyi bile eleştiremez. Korkağın tekidir!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Elazığlı Sırrı Er,
Ne anlama geldiğini bilmediği için İnternet’teki yazılarında bir kere bile olsa “noktalı virgül” (;) kullanmayan “uzman”

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Elazığlı Sırrı Er,
http://www.emretilev.com ‘dan 174 sayfa aşırıp nerelerde kullandın? Yazdığın 7 çakma kitapta tek sayfa bile sana ait değil!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Elazığlı Sırrı Er,
Sahne Sanatları Eğitimi Yüksekokul mezunu olduğunu göğsünü gere gere öz geçmişine ekliyor okulun nerede olduğunu gizliyor

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Elazığlı Sırrı Er,
“Agop Dilaçar TDK Başkanlığı yaptı” diyen bilisizi uyarıp doğruyu söylemeyen ve bunu toplumla paylaşan aşırmacı yüzsüz.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
Elazığlı Sırrı Er,
Prof.Dr. Şükrü Halûk Akalın tarafından yazılan sunuş yazısını aşırıp kendi yazın gibi nerelerde kullandın. Utanmadın mı?

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Polis Koleji Boru Trompet Takımı… (Hürriyet)
Doğru: Polis Koleji Boru Trampet Takımı…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Antakya İli Samandağ İlçesi… (Hürriyet)
Doğru: Hatay ili Samandağ ilçesi…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: İzmit ili Gebze ilçesi… (Milliyet)
Doğru: Kocaeli ili Gebze ilçesi…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Adapazarı ili Geyve ilçesinde…(Milliyet)
Doğru: Sakarya ili Geyve ilçesinde…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Unesco Kültür Mirası… (Hıncal Uluç)
Doğru: UNESCO Kültür Mirası…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Nato’da görevli Amerikalı… (Hıncal Uluç)
Doğru: NATO’da görevli Amerikalı…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 30 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Türk Eczacılar Birliği.. (Melih Altınok, atv)
Doğru: Türk Eczacıları Birliği..

Çalışma Bakanı yanlış söylese bile…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Limon von Sanders. (Hıncal Uluç)
Doğru: Liman von Sanders.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Yanlış: O kişi benziyor değil. (Müge Anlı)
Doğru: O kişi benzemiyor.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Yanlış: Çalışmalarınız çok onure etti.(Müge Anlı)
Doğru: Çalışmalarınız onurlandırdı.
Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Merkez Bankası 60 milyar dolar satacağını açıkladı. (Aytaç Can)
60 milyon dolar, atmasyoncunun dilinde değişime uğruyor!

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Türk Eczacılar Birliği.. (Serdar Cebe, Kanal D)
Doğru: Türk Eczacıları Birliği..

Çalışma Bakanı yanlış söylese bile…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Resmî bir kabulde ilk kez kullanıldı. (Kanal D)
Doğru: Bir resmikabulde ilk kez kullanıldı.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Ne… ne… tasarımı beni tatmin etmedi. (Güngör Uras)
Doğru: Ne… ne… tasarımı beni tatmin etti.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Kaçak göçmenleri taşıyan bot… (TRT Nağme)
Doğru: Kaçakları taşıyan bot…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Isı eksi 33 dereceye düşünce… (Hürriyet)
Doğru: Sıcaklık eksi 33 dereceye düşünce…

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: 10 ila 60 kilo arasında süt veriyorlar. (Özay Erad)
Doğru: 10 ile 60 litre arasında süt veriyorlar.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Eve gelen ekipler gencin cenazesini morga kaldırdı. (Kanal D)
Doğru: Eve gelen ekipler gencin cesedini morga kaldırdı.

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
MEDYACILARA
Yanlış: Psikiyatristlerin incelemesi gereken bir insandır. (Cem Küçük)
Doğru: Psikiyatrların incelemesi gereken bir insandır.”

Hüseyin Movit ‏@pandispanyagaze 29 Mar İstanbul, Türkiye
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ
Yanlış: Sandalyeler kavuştu mu demeyin keyfimize. (Müge Anlı)
Doğru: Sandalyeler kavuştu mu değmeyin keyfimize.

Amerikan yüksek öğreniminde Türkiye üzerine çalışmaları desteklemek amacıyla kurulan Washington’daki Georgetown Üniversitesi’ne bağlı Türk Etüdleri Enstitüsü’nün (ITS) başkanlığına, Osmanlı tarihçisi Prof. David Cuthell seçildi.

10 kişinin başvurduğu başkanlık görevi için, yapılan mülakatlar sonrası Cuthell seçildi.

Manila doğumlu Cuthell, 1950 ve 60’lı yıllarda Türkiye’de yaşamış bir Osmanlı tarihi uzmanı. Çok iyi Türkçe konuşan Cuthell, Yale Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi’nde okudu. 20 yıl Wall Street’te çalıştıktan sonra Columbia Üniversitesi’ne geri döndü ve burada Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde profesör olarak eğitim verdi.

Georgetown Üniversitesi’ndeki Türk Etüdleri Enstitüsü’nün başında, Prof. Sabri Sayarı bulunuyordu.
Sayarı, bu görevinden ağustos sonunda ayrılarak, Sabancı Üniversitesi’nde siyaset bilimi bölümünde çalışmaya başlayacak.

turk

“SÖZDE” KELİMESİ KULLANILMALI MIDIR?

Ben, resmî söyleme her zaman kuşkuyla bakmış ve o söylemin mümkün olduğunca uzağında bulunmayı tercih etmişimdir. Bu, “Ermeni soykırımı”nın başına bir, “sözde” kelimesi ekleyerek “Sözde Ermeni soykırımı” denilmesi hususunda da böyle olmuştur. “Sözde Ermeni soykırımı” diyenler, “Birileri ‘Ermeni soykırımı’ndan bahsediyorlar ama aslında böyle bir olay meydana gelmemiştir ve ‘Ermeni soykırımı’ndan dem vuranlar yalan söylemektedirler”i dillendirmek istemektedirler öyle değil mi? Öyleyse bu dillendirmeyi yapanlar mı yoksa “sözde”siz, düpedüz “Ermeni soykırımı” ibaresini kullananlar mı haklıdırlar acaba? Bu sorunun cevabını öğrenmek için, bazı çevreler aksi iddiada bulunsalar bile; dünyada, Birleşmiş Milletler kararıyla resmen kabul edilmiş tek soykırım konumundaki Almanlarca acımasız bir şekilde uygulanan Yahudi soykırımına bakmamız gerekmektedir. Ne olmuştur? Yahudi soykırımı sırasında Avrupa kıtasının göbeğinde? Zamanın iktidarı, herhangi bir silahlı örgüt kurarak kendisine karşı direnişe geçmemiş sivilleri, gaz odalarına göndererek sistematik bir biçimde katletmiştir. Yani Birleşmiş Milletler kararıyla resmen kabul edilen tek soykırımın ayırıcı özelliği, uygulayıcıların karşısında silahlı bir direnişin bulunmamasıdır. Oysa Birinci Dünya Harbi sırasında, Anadolu’da meydana gelen olaylarda, her iki taraf da silahlıdır. Orada silahlı taraflar çarpışmışlar ve sayısal üstünlüğe sahip olanlar savaşı kazanmışlardır, hepsi budur. O hâlde orada “soykırım”dan söz edilemez ve “Ermeni soykırımı” ibaresinin baş tarafına “sözde” kelimesini getirenler haklıdırlar.

Medyaloji yazarı ve Türkçe Gönüllüleri – Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı – Eleştirmen Hüseyin Movit medyada dilin hatalı kullanımı ile ilgili tespitlerine devam ediyor.

Kısa Kısa

* Sabah/Günaydın, başlık, 27.04.2013: “Demet’ten zehir zembelek sözler”
“Son derece sert, hakaret dolu” anlamındaki sıfat, “zehir zembelek” değil, “zehir zemberek”tir.

* Sabah, 05.10.2010:
“Biz artık buna taktir-i ilahi diyoruz dedi.”
Sabah da “taktir (damıtma) ile “takdir”i (Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama) karıştırmış.

* Ayşenur Arslan, Yurt, 04.06.2014: “. Çok ciddiydi. Zira, O’na göre “barış sürecinde sona gelinirken bu sürecin…”
Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve ulanan ekler kesme imi ile ayrılmmaz.

* Hürriyet, 01.06.2014: “Polis memuru, gözaltındayken beni ittiren bir diğer polis adına özür diledi.”
Polis memuru, adam tutup da ittirdiyse mesele yok. “Beni şten bir polis” demek varken…

* Hıncal Uluç, Sabah, 05.06.2014:
“İbnirrefik Ahmet Nuri Sekizinci’nin Ceza Kanunu diye bir oyunu var.”
Hıncal Uluç adları ve sıfatları yanlış yazmakta pek mahir. Doğru yazım tabii ki, “İbnürrefik”tir.

* Doğan Heper, Milliyet, 05.06.2014: “Dünyada 200 milyon kişi seyretti. Bende izledim.”, “23 mekân, 5 saray imal edildi ve kullanıldı.”
1. yanlış: “Dahi” anlamındaki “de” bağlacı ayrı yazılır. Doğru yazım: “Ben de…”
2. yanlış: Saray imal edilmez, inşa edilir.

* Cem Küçük, Yeni Şafak, 03.06.2014: “Balcburn Rovers takımının eski kaptanı Garry Flitcroft…”, “Onlar da en azından onur ve gurur var”, “Olayın izleri İngiltere’de hala devam ediyor.”, “Sürekli batı demokrasilerden dem vuranların sadece bu olaya bakmaları kafi.”
1. yanlış: Kulübün adı “Balcburn” değil, “Blackburn”dur.
2. yanlış: Bulundurma durumu eki, kelimeye ulanır. Doğru yazım: Onlarda…
3. yanlış. “Hala”nın anlamı, babanın kız kardeşidir. Doğru yazım: hâlâ…
4. yanlış: Güneşin battığı yöndeki ülkeler anlamındaki kelime “Batı” şeklinde yazılır.

* İpek Durkal, Show TV, 02.06.2014: “Baba yarısı eniştesini kaybetti.”, “… değişir de değiştirmeyedebilir.”
1. yanlış: Baba yarısı olan enişte değil, amcadır.
2. yanlış “Dahi” anlamındaki bağlaç kelimenin ortasına konulmaz. Dpğru ifade: … değiştirmeyebilir de…

* Güngör Uras, Milliyet, 01.06.2014:
“Böylece beslenen ve ağırlığı artan orkinos stoğu yıl sonunda yaklaşık 3 bin tona ulaşacak.”
“Stok” kelimesine sesli harf ulandığında “K” yumuşamaz. Belki 10 kere ileti gönderdiğimiz hâlde Prof., hatasını düzeltmemekte kararlı.

* Hıncal Uluç, Sabah, 30.05.2014: “İmkânsızlık yalnızca tembellerin sözcüğünde yer alan bir kelimedir. Napoleon, (Teşekkürler Selin)”
Cümlede “sözlük” yerine “sözcük” kullanılmış, yanlış olarak. Daha önce de hata yapılmış ve kendilerini 21.03.2014’te iletiyle uyarmıştık.
Hıncal Uluç’un uyarılara aldırdığı yok.

HAM HUM ŞARALOP
Dilsever: Müge Hanım, 5 yıldır devamlı olarak “muhattap” diyorsunuz, sebebi?
Müge Anlı: Ham humşaralop.
Dilsever: Deyimler ve atasözlerini hep yanlış söylüyorsunuz, sebebi?
Müge Anlı: Ham hum şaralop.
Dilsever: İnsanlardan nesneymişçesine taneyle bahsediyorsunuz neden?
Müge Anlı: Ham hum şaralop.

ADAM HARCAMACA
Atilla Bey, Esra Erol’un programına münasip bir eş bulmak için başvuranlardan. İsteği, yaşına uygun emekli bir kadınla evlenmek.
Esra Erol, her zamanki gibi kriterlere uymayan bir kadını (Şükriye) talip olarak ekrana getirip rezil ediyor. (FOX TV, 29.04.2014/18.35)

MÜGE ANLI DERS ALMIŞ MIDIR?
“Sezaryen” kelimesine defalarca “sezaryan” (“Arşak Palabıyıkyan” der gibi) şeklinde seslendiren Müge Anlı’nın konuğu, paylaşılamayan 30 aylık bebeğin biyolojik annesi Ayşe (ya da Ayşeğül, -ifade Avukat Rahmi Özkan’a aittir-) “Sezaryenle doğum yaptım”, “Sezaryen olurken”, “Dördüncü sezaryene aldılar” ve “Sezaryene aldılar…” diyor. (atv, 06.06.2014)
İlkokul mezunu olduğunu tahmin ettiğimiz Ayşe Hanım’ı candan kutluyoruz.
Kutlamamızın bir sebebi de hitabet (etkili söz söyleme sanatı) gücü. Müge Hanım, banttan bir kere daha izlesin bakalım Ayşe Hanım’ı. Dört kişiye nasıl laf yetiştirip, hatasız Türkçeyle konuştuğunu…

YANIK YAĞ NE DEMEK?
Konuklardan biri, “Fabrikalardan yanık yağ alıyorduk” deyince Müge Anlı hayretle, “Ne demek yanık yağ?” diyor. (atv, 13.05.2014/11.33).
28 yıllık gazetecinin “biyodizel”den haberi yok. “Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği”nden d
Sunucumuz “biyodizel”in ne şekilde elde edildiğini de bilmiyor!
Şehirler arasında çalışan birçok otobüsün, biyodizel yağ kullanması nedeniyle kara yollarında cayır cayır yandığından da.haberi yok.
Çelebi, gazeteci “dedüğün” böyle olur ülkemizde…

ÖMER ÜRÜNDÜL’ÜN İZİNDE
Ömer Üründül’ün “Ukrayna”ya “Ukranya” demesine alışmıştık(!)
Bu hatayı yapan özel radyo ve televizyonlardaki kişilere de alışmıştık amma bir TRT spikerinin “Ukranya” demesine tahammül edemedik.
TRT Radyo Nağme’nin erkek spikeri de hatasıyla “millî” oluyor.(TRT Radyo Nağme, 02.06.2014/16.00)

“BİR VESİLE” Mİ “BİLVESİLE” Mİ?
Müge Anlı, atv, 12.05.2014/10.10: “Kimleri bir vesile tekerlekli sandalye göndererek sevindirdiniz?”
Cümlede kullanılması gereken zarf “bu sayede” anlamındaki “bilvesile” zarfıdır. “Vesile” kelimesi kullanılacaka ifadenin “bir vesile ile” şeklinde olması gerekirdi…

ÜÇKÂĞITÇILARA DİKKAT
25 Mayıs günü cep telefonumun bir kere çalıp kapanması üzerine merak ettim. Bakayım kim aramış? Ekranda 0.212.998.81.92’yi görünce diğer telefondan arayarak merakımı gidermeye çalıştım.

Açtığım telefon hemen kapandığı için aranan telefondan bir arayayım dedim. 118 80’den de bir bilgi alamadık. Sahibi gizliymiş. Sen misin arayan…
Cevap, “For English pres nine”….müzik dakikalarca. İstersen bekle…

Ne çıkarları var anlamak mümkün değil…

REKLAMA GEEEL (P&G-P&G-P&G)

Funda Özkan, bir çamaşır tozu firmasının Brüksel’deki merkezini ziyaret etmiş, diğer gazetecilerle birlikte. Orada kendilerini bilgilendiren görevli, “Tankut Turnaoğlu çeşitli bilgiler vermiş. Vermiş vermesine de yazarımız, görevlinin adını tam üç kere, “P&G Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu” şeklinde yazmış. (Akşam, 23.05.2014)

Anladık, Tankut Turnaoğlu, anılan şirketin “Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı”…
Rahatladınız mı?

TÜRK HALK MÜZİĞİ NASIL YORUMLANIR?
TRT Müzik’te “TRT’nin 50.Yıl Özel Konseri”nde Münevver Özdemir, Adile Kurt Karatepe ve Gülcan Kaya âdeta şakıyorlar; Şef Zafer Gündoğdu yönetimindeki saz üstatları eşliğinde. (06.05.2014/20.44)

Kendini Türk Halk Müziği sanatçısı sanıp ortalıkta salınanların kulakları çınlasın

BEBEĞİN BİR BAŞKA BABASI (İKİZ BABA)
Talihsiz Kâmile, 14 yaşındayken köyünde tecavüze uğramış (Bu kişileri Allah bildiği gibi yapsın!). Kâmile tecavüz için üç kişiyi işaret ediyor.
Şüphelilerden Selçuk, yapılan DNA sonucu aklanıyor. Bu durumda Müge Anlı’nın yorumu: “Bebeğin bir başka babası da olduğu bir gerçek.” (atv, 22.05.2014/11.40)
Bir bebeğin biyolik iki babası! İkiz kardeşten sonra “ikiz baba”…

“VANTRİLOK”UN ANLAMI
Türk Dil Kurumu’nun “Güncel Türkçe Sözlük’ünden alıntı:
vantrilok
sıfat (l ince okunur) Fransızca ventrilogue
sıfat Karnından konuşan
Gördünüz mü, tabiatta “karnından konuşan insan” varmış. Açlıktan “karnı guruldayan” insanı duymuştuk.da…
Vantrilok’un anlamı, “Sesi kendi ağzından çıkmıyormuş gibi konuşabilen, başkası söylüyormuş gibi konuşma becerisi olan, bu becerisiyle sahnede gösteri yapan kimse”dir (bk. Türkçe Sözlük-Dil Derneği)

BERAT MI BERAAT MI?
“Fırsat gecesi: Beraat Kandili”, “Önümüzdeki perşembeyi cumaya bağlayan gece “BERAAT KANDİLİDİR.” (Nihat Hatipoğlu, Takvim, 06.06.2014)

“Hz. Muhammet’e peygamberliği Cebrail aracılığıyla bildirildiği şabanın 15. gecesine rastlayan kandil gecesi”nin adı “Berat Gecesi”dir (bk. Türkçe Sözlük-Dil Derneği) Binnetice (neticede) kandilin adı da “Beraat” değil, “Berat”tır.

Nihat Hatipoğlu’nu, 15.07.2011’de aynı hatayı yaptığı için uyarmış ve “Cüppeli Ahmet Hoca”nın hatasına ortak oldu demiştik.

Ne yazık ki uyarılarımız, “davulcu yellenmesi” gibi arada kaynayıp gidiyor.
TEKERLEKLİ SANDALYELERİ KİM GÖNDERİYOR
atv muhabiri ekranda toplumu bilgilendiriyor: “(Engelli gençlere) Müge Anlı tarafından 33 adet tekerlekli sandalye üç adet akülü sandalye gönderildi.” (20.05.2014/10.08)
Seyircilerden topladığı tekerlekli ve akülü sandalyeleri ihtiyaç sahiplerine dağıtan atv muhabirleri, aldıkları talimat icabı olsa gerek, Müge Anlı sandalyelerin parasını cebinden ödemiş gibi hareket ediyorlar.

Buna “Başkasının malını sahiplenmek” denilmez de ne denilir?

NEYSE HALİN, O ÇIKSIN FALİN

2(1)

(Teşekkürler Ali Aygün. Not: Kime ait olduğu belirlenirse açıklayacağız)

İŞTE KAMPANYA

(Teşekkürler Yunus Emre Deli)

NEYMİŞ?

oguz-atay

(Teşekkürler Ali Aygün)

SURİYE’DE SEÇİMLER

oy-kullanmak

(www.creativememory.org)

İNSANLIK DRAMI

afrika

(latuffcartoons.wordpress.com)

SURİYE GERÇEĞİ

israil-tayiyp

(latuffcartoons.wordpress.com)

BİR ZAMANLAR MAZİYE BAK: ÜÇ AHBAP ÇAVUŞLAR

an-evening

Arşak Palabıyıkyan, Kıvırcık ve Palamut

(picturesmove211.wordpress.com)

YASAK AŞK

yasak-ask

(www.denizlivho.org.tr)

BREZİLYA’DA, KIZILDERİLİ (INDIANS) KIYIMINA SON

brazil-stop

(rebloggy.com)

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?

Not:Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…

Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen

www.delikanlisozluk.com

www.ignelifici.com

Milliyet editörleri, “ekspertiz” ile “eksper”i karıştırmışlar.
Eksper: Bilirkişi.
Ekpertiz: Bilirkişi raporu.
Malatya Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Ayhan Altunok kelimeyi yanlış kullansa bile haberci, doğrusunu yazmalıdır.dese bile
* atv, Karadayı, erkek oyuncu, 26.05.2014/21.09: “(Mahir) Ancak cürmü kadar yer yakar.”
“Cürüm” (suç) ile “cirim”i (hacim) karıştırma sıracı Karadayı yapımcılarına gelmiş olacak ki…
* Hürriyet, 17.06.2012: “Tayyip Erdoğan Rizeli ise Alper de Rizeli. O Kasımpaşalı ise Alper Okmeydanılı.”
“Birliği”, “gücü” , “pazarı” ve “meydanı” ile biten birleşik kelimelere “-lı” ve “-lu” yapım eki ulandığında, “ü”, “ı” ve “i” eki düşer. “Gençlerbirliğili” değil, “Gençlerbirlikli”; “Ankaragücülü” değil, “Ankaragüçlü”; “Adapazarılı” değil, “Adapazarlı” şeklinde yazılır ve seslendirilir…
Doğru yazım: Okmeydanlı…
* www.aksiyon.com.tr, başlık 17.12.2012: “Umrede Nüans farkı.”
1. yanlış: Sözlüklerimizde “nüans”ın anlamı, “ince fark, ayırtı” olarak verilmekte.. Sözcüğün içinde zaten “fark” anlamı varken “nüans farkı” denilerek gereksiz anlamsal yineleme yapılamaz.
2. yanlış: “Nüans” özel isim olmadığına göre, büyük harfle başlamaz.
* Milliyet/Ekonomi, 23.05.2014: “1970’li yıllarda devrimci işçilerin, verimsiz diye kapatılan Suluova Yeni Çeltik Madeni’ne el koyduğunu ve üretimi 60 misli artırarak gelirin…”
“Suluova Yeni Çeltek Madeni”nin adı değiştirilmiş. Nedense…
* Serdar Cebe, Kanal D, 26.05.2014: “Seçimler) 1 Haziranda yenilenecek…”, “1 Haziranda yenilenercek Mahmudiye seçimleri…”
Serdar Cebe, “yenilemek” ile “yinelemek” arasındaki farkı bir türlü öğrenemiyor!
Yinelemek: Tekrarlamak.
Yenilemek: Bir kimse veya bir şeyin yerine yenisini koymak
* Yeni Şafak, 16.06.2008: “Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı kuruluşlarla adli tıp ve kriminoloji labaratuvarı iş imkânı sağlıyor.”
1. yanlış: “Labaratuvar” imlası yanlış, doğrusu, “laboratvuvar”dır.
2. yanlış: Cümlede kullanılması gereken kelime “kriminoloji” değil, “kriminal”dir.
Kriminoloji: Suç bilimi.
Kriminal: Suçla ilgi.
* Doğan Heper, Milliyet, 29.05.2014: “Klasik laftır, ‘Un var, şeker var ama biz pasta yapıp yiyemiyoruz’”
Atasözünün doğrusu, “Un var, yağ var, şeker var; ama helva yapamıyoruz.”dur
* Hürriyet, başlık, 18.10.2013: “Davutoğlu’nun katıldığı törende elmaya el kondu”
Elmaya el konmaz, “konulur”…
* İlker Ayrık, Kanal D, 24.05.2014/18.02: “Şu gördüğünüz çıbıklar sayesinde…”
1. yanlış: İlker Ayrık bir türlü “çubuk” diyemiyor!
2. Sunucumuz, “Zurnanın zart dediği yer” palavrasını kullanmaya devam ediyor.
* Hakan Can, Fanatik, 19.11.2011: “En son bir yemek dönüşü liderin, kahramanın önünden yürüdüğü için hakarethamiz bir ifadeyle karşılaşır.”
“Hakaret içeren, hakaret dolu” anlamındaki sıfat, “hakarethamiz” değil, “hakaretamiz”dir!
* Hıncal Uluç, (Radi Dikici’nin kitabından alıntı) Sabah, 18.05.2014: “Theofilos, sadece Bizans tarihi ve Ortodoks dini konusunda değil…”, “Valiler yaşları 15-18 yaşlarında çok güzel kızları aileleri birlikte Konstantinople’a göndereceklerdi.”, “İmparatoriçe doktor hanımla birlikte tek tek kızları gözden geçirmeye başladılar. ”
1. yanlış: “Ortodoks dini” diye bir din yoktur. Bilindiği gibi “Ortodoks”
“Hristiyan mezheplerinden biri.”dir.
2. yanlış: Cümledeki “yaşları” kelimesi fazladan yazılmış.
3. yanlış: Özne “İmparatoriçe” olduğuna göre fiilin tekil olması gerekir.
Doğru yazım: … gözden geçirmeye başladı.

SANDALYELER KİMDEN GELİYOR?
“Müge Anlı’dan geliyoruz, tekerlekli sandalyeni getirdik.(atv, erkek muhabir, 15.01.2014/10.08)
Seyircilerden topladığı tekerlekli sandalyelere sahip çıkan sunucu….
HINCAL ULUÇ’TAN TÜRK TELEVİZYONLARI
“Bugüne, bize bakın.. Lütfen, ad vermeme gerek yok. Rastgele bir haber televizyonunu açın ve alt yazıları okuyun.. Hepsi ama, hepsi gazetelerden alınmış haberler. Yani, bugün, benim Haber TV Müdürlerim, kadronun önüne gazeteleri koyuyor ve “Haber orda” diyorlar.
Haberciliği tersine çevirmişler.. Sabah gazetelerde yayınlanmış haberleri, hiç utanmadan, sıkılmadan, hatta akşam ana haberlerde, kendi haberleri gibi okuyorlar. Hem yürütme, hem bayat.. (Sabah, 28.05.2014)
Hıncal Uluç tam da kapı yoldaşı Müge Anlı’yı anlatıyor. Olayları gazeteden öğrenip muhabirlerei olay mahalline gönder; işlem tamam… Oradn da ekrana taşı…
HINCAL ULUÇ TELEVİZYONLARDAN ŞİKÂYETÇİ
“Bir akıllı telefonlu adamı (Adamın akıllı olması şart değil) yollasanız canlı görüntü hazır..” (Hıncal Uluç, Sabah, 30.05.2014)
“HAK ETMEK” Mİ “HAKKETMEK” Mİ?
Müge Anlı, her zamanki gibi Türkçenin kafasını gözünü yarıyor. “Hak etmek” ile “hakketmek” arasındaki farkı bilmediği için, “Ne etti de hakketti” ve “Ne yaptı da hakketti” diyor. (atv, 22.05.2013/12.15)
Türk televizyonlarının (Türkçe açısından) en başarısız kişisi Müge Anlı.
Müge Anlı’nın Türkçeye önem vermediği bir gerçek.
Hakketmek: Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oymak.
Hak etmek: Bir emek karşılığı hakkı olan şeyi elde etmek, hak kazanmak.
“HAYLİ HAYLİ” PALAVRASI
Eleştirilere kulak asmayan Müge Anlı, her şeyi ben bilirim havalarında: “Haylı hayli farketmeniz lazım.” diyor.(atv, 13.05.2014/12.12)
Beş yıldır uyarılarımıza kulak asmayan sunucu, ne kadar da bilisiz olduğunu âdeta ispatlıyor…
“Kolaylıkla, rahatlıkla” anlamındaki zarf “hayli hayli” değil, “haydi haydi”dir.
“HALİÇ”İN İKİ ANLAMI
“Küçük harfle başlayan “haliç” kelimesi, bir coğrafya terimidir. Dağ, deniz, nehir, körfez gibi…
Büyük harfle başlayan “Haliç” (Altın Boynuz/Golden Horn) ise İstanbul’da bir semtin adıdır.
Dikkat edelim…
KUTLAMA
* Ayşe Taş, TRT Müzik, 12.04.2014/13.07: “Bir bakış baktın kalbimi yaktın/
Aşkın kemendin boynuma taktın.”
Birçok TRT spikeri yanlış olarak “aşkın kemendini” derken…
ASABİYETİ BOZUKMUŞ
Karadayı dizisinde sivil polis rolünü oynayan Yasin, Karadayı’yı uyarıyor: “Herkesin asabiyeti bozuk” (atv, 05.05.2014)
“Asabiyet”in anlamı, “sinirlilik, asabilik” olduğuna göre, “Herkesin sinirliliği (asabiliği) bozuk” der gibi cümle kurulur mu?
“Herkesin asabı bozuk” demek varken…
Banttan yayımlanan bu hatayı görüp düzelten biri yok mu?
BAŞKASININ ÇOCUKLARINA YETİM MAAŞI
Evli ve altı çocuk sahibi Emine Hanım anlatıyor: Yaşlı bir kişi, bekâr bir kızla evlendikten hemen sonra vefat etmiş. Müge Anlı, Emine Hanımı zorluyor ama bir türlü makul bir cevap alamıyor.
Emine Hanım bir ara, “(Rahmetli) Ben bu yetimlere emekli maaşımı bırakacağım dedi.” diyor, (atv, 08.05.2014/10.50) Emine Hanım’ı susturmak ne mümkün. Konuları hep karambole getiriyor ve Müge Anlı, şu soruyu soramıyor: Senin altı çocuğunun babası var ve sen evlisin. Bu çocuklar nasıl yetim oluyormuş bakalım?”

GEÇEN SENE, BU GÜNÜ SEVMİŞTİ
Müge Anlı, atv, 12.05.2014/10.08: ” (Çiçeklere) Çok teşekkür ediyorum. Allaaah çok çiçeklerimiz (doğrusu: çiçeğimiz) oldu.”, “Çok fazla bu anneler gününü sevmiyorum. Anneleri olmayan ve çocuklarını kaybedenler var. O yüzden bu günün neşeli bir şekilde kutlanmasını istemiyorum. O yüzden çiçekleriniz için teşekkür ederim.”
Geçen sene ve önceki seneler, “Anneler Günü”nü pek sevmişti ne oldu böyle birden…
MUHATAP DİYEMEYEN SUNUCU
Müge Anlı, atv, 26.05.2014/11.36: “İki tane muhattap almayacağı kişiler.”
Tam beş senedir uyarıyoruz ama nafile. Müge Anlı MUHATTAP demekte kararlı. Ne diyelim, “On olmaya dokuz eksik” diyelim mi?
“Eksik” deyince aklımıza Müge Anlı’nın “eksik etek”in boşanmış kadın olduğunu belirtmesi geliyor. Oysa bildiğiniz gibi “eksik etek”in anlamı “kadın”dır. (bk. Güncel Türkçe Sözlük-TDK)
EN HAKİKİ GAF KÜRSÜSÜ
“Gaf kürsüsü
Okurumuz Sefine Büyükşalvarcı’nın dikkatinden kaçmamış: 13 Mayıs 2014 sabahı Kanal D’de yayınlanan sabah haberlerinde İrfan Değirmenci, “Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kabalak” diyeceğine “Saadet Partisi Genel Başkanı Saadet Kabalak” dedi.” (Yüksel Attuğ, Sabah/Günaydın, 24.05.2014)
Sevgili Kardeşim Yüksel Aytuğ, okurunun hatasına ortak olmuş.
Bilindiği gibi siyasetçimizin soyadı “Kamalak”tır…
LAFTAN ANLAMAYAN SUNUCU
Müge Anlı’nın 03.06.2011’de, “Çocukları katıştırma şimdi.” dediği için kendisini eleştirmiş ve “‘Bir şeyin içine başka bir şey katarak karıştırmak’ anlamındaki kelimenin yanlış kullanımına bir örnek.” vermiş ve
‘Çocukları karıştırma şimdi’ demek varken.” demiştik.
“Dediğim dedik, çaldığım düdük” havalarındaki sunucu, bu kere de “Onu hiç katıştırma, çocuklarını kaçırmalarını…” diyor. (atv, 26.05.2014/10.18)
Ne diyelim. Vallahi biz de şaşırdık.
DÜN SİBİRYA BUGÜN ARABİSTAN
Müge Anlı’ya “suhunet” beğendirmek büyük sorun. Klimalar çalışır üşür, klimalar çalışmaz terler.
21 Mayıs 2014’te “Burası Sibirya gibi, sesim soluğum kesildi” diyor, ertesi günü de elinde bir yelpaze niyetine bir karton, ha babam de babam yelleniyor.
Mevsime göre değil de sponsorun gönderdiği elbiseleri giyersen olacağı budur.
Bu şikâyetler sürüp gidiyor

AT MARTİNİ DEBRELİ SABAH
* Sabah/Haber Plus, 19.10.2013: “Bu havyarı özgün yapan ürediği balık. Beluga balığı 120 milyon yıldır dünyada olsa da soyu tükenmek üzere ve daha çok da Hazar denizinde bulunuyor.”

UYDURMA ATASÖZÜ

Nisan 4, 2015    Kategori: Genel   yorum yok »

Aşırmacı Sırrı Er, arada bir atmayı pek sever hem de desteksiz.
Önce Facebook’ta atıvermiş (Nereden estiyse?): “Feylesoflar, tek kanatlı kuş gibidir… Ne uçabilir, ne de yürüyebilir… (www.facebook.com, 13.12.2012)
Aradan üç sene geçmiş, köftehorun jetonu düşüvermiş: “Tabi (Doğrusu: tabii H.M.) ki, işte bu yüzden ahlak temeli oluşturur, kişinin ahlaklı ve bilgili olması gerekir. İkisinden birinin olmadığını varsayarsak bu, Hz. Mevlânâ’nın benzetmesiyle tek kanatlı kuş gibidir. Tek kanatlı kuş ne uçabilir ne de yaşayabilir.” (www.gonuldergisi.com)
Atmasyonun daniskası. “feylesoflar” (filozoflar) hakkında böyle bir atasözü yok. Köftehor, nereden uydurduysa…. Ayrıca tek kanatlı kuş neden yürüyemezmiş bakalım?
Bir açıklayıveren çıksa da öğreniversek!!!

“TUTARLI OLMAK” MI? DEDİNİZ…

Kutadgu Bilig siyasetnamesini yazan ünlü astronumn adı Yusuf Has Hacib”tir ve soyadı yerine geçen kelime “Haacip” şeklinde seslendirilir.
Diksiyon” hocası Sırrı Er bu adı iki şekilde de seslendiriyor’

*  Sırrı Er, TRT Radyo Nağme, 29.11.2014 “Yusuf Has Hacib (..)…”
*  Sırrı Er, TRT Radyo 1, 31.12.2014/1636: “Yusuf Has Haacib’e (-..) baktığımızda…”
Çelebi, “diksiyon” hocası dedüğün böyle olur ülkemizde…
BİLDİĞİNİZ GİBİ
Sırrı Er, “Âşık Karınca” başlıklı hikâyeden bir cümle almış, kendi kafasına göre yazının ruhunu bozmuş.
İşte gerçek cümle:
“Karıncaya bile hor bakma sakın! Onun da gönlünde bir aslan yatar. Bu yolda hal böyle; bir karınca, bir aslanın kulağını çekmede… ( Ferîdüddin Attâr, İlahiname, www.ihvanforum.com,10.06.2007
İşte bozulmuş metin:
Karıncaya hor bakma sakın. Onun gönlünde bir aslan yatıyor… Bir karınca bir aslana ders veriyor… (www.facebook.com, 16.11.2014)
 
 
AYAKTA UYUYAN İNTİHALCİ
Yeterli bilgisi olmadığı hâlde yazarlığa soyunan Sırrı Er, genel kültürü olmadığı için, “Temel Konuşma Teknikleri ve Diksiyon” adlı aşırmalarla dolu kitabının 108. sayfasında tamamen çuvallamış. Girmiş “www.emretilev.com“a oradan kopyalayıvermiş:
“Öz Türkçede bazi kelimelerde kullanilan “i” ünlüsü,Türkiye Türkçesinde “i” ünlüsüne dönüşmüştür:
Örnek:
            Kangı-Hankı-Hangi
Aşırmacı aşırmış ama becerememiş. Emre Tilev’in sitesindeki yanlışın farkına varamamış ve intihalcinin kafası karışmış “Öz Türkçe”nin önündeki “öz” sıfatını kaldırınca ortaya anlamsız bir bilgi çıkmış.
İşte palavra bilgi:
“Türkçe’de bazı kelimelerde kullanılan ‘i’ ünlüsü, Türkiye Türkçe’sinde ‘i’ ünlüsüne dönüşmüştür:
(Cümlenin doğrusu: Türkçede;,bazı kelimelerde kullanılan “î” ünlüsü, Öz Türkçede “i” ünlüsüne dönüşür. H.M.)
Örnek
           Kangı-Hangi-Hangi
           İncitmek-İncitmek
“İ” harfi “i” harfine dönermiş. Allah’ım, sen aklıma mukayyet ol.
Atmasyonun bu kadarına peş doğrusu. Elimdeki kitap 13. baskı ibaresini taşıyor.
Vah ki vah o bir şeyler öğrenmek için parayı bastırıp da o kitabı alan gençlere…

SAYIN OKURLARA ZORUNLU BİR AÇIKLAMA

Nisan 4, 2015    Kategori: Genel   yorum yok »

Tam 16 yıldır yaptığı yanlışlar ve intihaller konusunda peşinde olduğumuz ve eleştirdiğimiz uzman aşırmacı Sırrı Er ile ilgili yaptığımız eleştiriler üzerine Ankaralı olduğunu belirten Sayın Sırrı Er’den bir ileti aldık.

Sizlerle paylaşıyorum:
“Selam ile…
Bahsettiğiniz Sırrı Er ben değilim; adımız ve soyadımız aynı. Ben Ankara Polis Koleji’nde uzman edebiyat öğretmeniyim. (32 yıl)  Yazılarınızı takip ediyorum ve okudukça utanıyorum. Neden  mi? Öğrencilerim, arkadaşlarım ve akrabalarım o şahsı ben sanarlar diye.
Çünkü ben de eğitimci-yazarım. Yayımlanmış yirmi civarında kitabım var. Ekte özgeçmişimi gönderiyorum; Bu vesileyle tanışmış oluruz…
Sizden bir ricam olacak: O şahısla beni karıştırmamaları için suçladığınız kişinin ben olmadığımı birkaç cümleyle belirtirseniz memnun olurum.
Selam ve saygılar sunarım.
Ankaralı Sırrı Er”
Sayın okurlar, hâl böyle olunca bundan böyle bizim aşırmacıdan bahsederken “Elazığlı”, gerçek “eğitimci-yazar”dan bahsederken de “Ankaralı” sıfatını kullanacağım.

BU İŞİ ÇOK SEVER

Elazığlı Sırrı Er, takip edildiğini bile bile aşırmaya devam ediyor. Sırada Hz. Mevlânâ’nın bir sözü var, almış ve hemen Face’e yapıştırmış: ”

Uzun sözü, maksadını anlatamayan söyler…” (www.facebook.com, 08.02.2014)

Yazıyı okuyan Rıdvan Bayraktar, Hilal Rehnuma, Ramazan Turan ve 21 diğer kişi bunu beğenmiş.
Bir marifetm,iş gibi, milletten yorum istiyor, hiç çekinmeden.
Millet uyurgezer olarak yaşamaya alışmış bir kere…
BU NE PERHİZ

Kendini âdeta öz Türkçe düşmanı ilan eden azgın intihalci Elazığlı Sırrı Er “-sel” ve “-sal” ulanmış kelimelere hiç yüz vermez ve kullananlara da ateş püskürür.
Peki, ya şu cümleye ne dersiniz: “Bu konuda bir anda toplumsal tepki oluştu”
Bu cümleyi kim mi yazdı. Kim yazacak uzmanlığı kendinden menkul aşırmacılar kralı Elazığlı Sırrı Er. Nerede mi yazmış? Nerede yazacak, kendi sitesinde. İsteyenler diğer incilerini de okuyabilirler: “www.sirrier.com.tr/sozun-buyusu/
Yaaa işte böyle hem kızar hem kullanır, beyin kapasitesi o kadar.
Aman karıştırmayın bunları yapan Elazığlı Sırrı ER, sakın Ankaralı Sırrı Er’in günahını almayın Ankaralı çok saygın bir kişidir; emeğe saygılıdır ve  tek kelime emek hırsızlığı yapmaz. Bir sonraki yazımda kendisini tanıtacağım.

SAYIN RAHİM ER’E AÇIK MEKTUP

Nisan 4, 2015    Kategori: Genel   yorum yok »

Sayın Er,

Yeğeniniz olduğunu iddia eden Sırrı Er, tam 16 yıldır yaptığı yanlışlıklar ve intihaller nedeniyle tarafımdan eleştirilmektedir.
 
Kendisi bu durumu, Twitter’deki okurlarına, “Bu kişi, bana 16 yıldır hakarette bulunmaktadır.” diyerek şikâyette dahi bulunmaktadır, adli makanlara başvuracağına.
 
Başkalarının (Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın, Prof. Dr. Hamza Zülfikar, Prof. Dr. Cahit Kavcar, Beşir Ayvazoğlu, Şiar Yalçın, Nihad Sâmi Banarlı, Nejat Muallimoğlu, Nazik Hoca, Suat Taşer, Emre Tilev ve yüzlercesi) yazılarını İnternet’ten ve kitaplardan kopyalayarak (Hatta kitabına ön söz yazan Sayın Akalın’ın yazısını bile) kendi yazısıymış gibi “makale”ler yazmakta, “yazar” sıfatıyla kitaplar yayımlamaktadır.
 
Tespit ettiğimiz intihallerin sayısı 2 000’i geçmiş bulunmaktadır. Yazdığı son beş kitapta (Hayat Yayınları) da tek sayfası kendisine ait değildir.
 
Nedense Can Gürzap, Necmiye Alpay, Feyza Hepçilingirler, Dr. Atilla Sarıkayalı ve Akın Önen’in kitaplarından tek satır alamıyor. İnsanın aklına gelmiyor değil: Acaba bu kişiler hayatta oldukları ve dişli kişiler olarak tanındıkları için mi?
 
Sırrı Er, sizin yazılarınızı bile kopyalayıp altına imza atmaktadır. (Örneklerinden biri Divanyolu dergisi, sayı: 1) Yeterli tahsili olmadığını umarım biliyorsunuz. Kendisini “Sahne Sanatları Eğitimi (Yüksekokul)” mezunu olarak tanıtmakta, bu yolla da okurlarını kandırmaktadır. Yeğeniniz, 2004 yılında yazdığınız makaleyi sekiz yıl beklettikten sonra, 2012’de (www.yazete.com) altına imza atarak yayımlayabilmektedir.
 
Defalarca uyarmamıza ve araya müşterek arkadaşlarımızı koymamıza rağmen bu huyundan vazgeçmemekte ve aşırmalarına Facebook ve Twitter’de devam etmektedir.
 
Neticei Kelam:
Bu durumun nihayete erdirilmesi görevi size düşmektedir.
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
 
 
ELAZIĞLI SIRRI ER’İN MARİFETİ

Elazığlı Sırrı Er, Ziya Gökalp’in dizelerine uydurma bir dize eklemiş marifetmiş gibi. Böylelikle, aşırmacılığı yanında uydurmacılığını da ispatlamış oluyor:

LİSAN
Güzel dil Türkçe bize,/Başka dil gece bize./İstanbul konuşması/En sâf, en ince bize./Uydurma söz yapmayın 
Ziya Gökalp 
(Altın Sözler, Başarılı Konuşma Teknikleri, Hayat Yayınları, s. 97)
 
Dizelerin aslı
LİSAN
Güzel dil Türkçe bize,
Başka dil gece bize.
İstanbul konuşması
En sâf, en ince bize.

Lisanda sayılır öz
Herkesin bildiği söz;
Ma'nâsı anlaşılan
Lûgate atmadan göz.

Uydurma söz yapmayız,
Yapma yola sapmayız,
Türkçeleşmiş, Türkçedir;
Eski köke tapmayız.
 
BUHARLAŞAN HABER
Ünal Tanık, Hilal’de Sabah’ta Sırrı Er’le gündemi yorumlamış. Haber, Haber7’de yayımlandıktan bir süre sonra buharlaşıvermiş. Hayrola, Elazığlı Sırrı Er’le ilgili intihal haberleri mi geldi de haber buharlaşıverdi . Fotoğraflı başlık var metin yok… Ve minel garaip…
 
Uçurulan haber için:
 
 
AHLAK DENİLEN KAVRAM
Aşırmacı Elazığlı Sırrı Er, arada bir ahlak, erdem (fazilet) konusunda tavsiyelerde bulunmayı pek sever, yine esmiş: “Ahlâk denen kavram, ahlâksızlar tarafından erozyona uğratıldı…”(www.facebook.com, 16.02.2015)
Tavsiyelerde bulunur da, onun bunun yazılarını kopyalayıp “çakma” kitaplarında kullanmak hangi ahlak kuralı ile bağdaşır. Bir cevaplasa da biz de tatmin olsak…

Uzman ve iflah olmaz aşırmacı Sırrı Er, “Sözün Büyüsü” (Hayat Yayınları) adlı çakma kitabında Nejat Muallimoğlu’nu da ihmal etmemiş. (Köftehor rahmet-i rahmana kavuşmuş kişilerin kitaplarından aşırmayı pek sever.)
Oturmuş bilgisayarın başına, rahmetlinin “Türkçe Bilen Aranıyor” adlı kitabından kendi kitabına aşır babam aşır, aşırmış…

Tam 43 (yazıyla kırk üç) sayfayı kitabına yerleştirivermiş. (259-302) Eleştirilerimizi “dut yemiş bülbül” pozisyonunda okuyan aşırmacıya sorumuz var.Tek cevap istiyorum. Delikanlıca…

1- Evet aşırdım. (348 sayfalık “Temel Konuşma Teknikleri ve Diksiyon” adlı kitabımda, Prof Dr. Hamza Zülfikar’dan 66, “www.emretilev.com'”dan da 174 sayfa aşırmıştım. Sana ne!)

2- Yok aşırmadım. Rahmetliye dosyayı yayımlaması için ben vermiştim.)

HİÇ BOŞ DURMUYOR

Uzman aşırmacı Sırrı Er, başkalarının yazılarını sahiplenmeyi çok sever; özellikle rahmet-i rahmana kavuşmuş olanların yazılarını/eserlerini.
Köftehor bu sefer de rahmetli Ord. Prof. Ali Fuad Başgil’in, “UYDURMACI OLMAYANLAR NASIL SİNDİRİLDİLER?” başlıklı yazısından bir bölümü, “www.dogrulus.com”dan aşırarak kendi yazısıymış gibi kaynak göstermeden Face’e yapıştırıvermiş: “Bugünlerde hepimizin bu söze riayet etmeye ne de ihtiyacı var… Ah bir anlasak…” ilk paragrafıyla:

“Kelâmın fızza ise, sükût eyle olsun zeheb;
Kemâl ehli kemalâtı sükût ile buldular hep
Kelâmın (konuşman, sözün) gümüş (gibi kıymetli) ise bile sükût eyle (sus, dinle), altın (gibi kıymetli) olsun; çünkü kemâl ehli (hikmet ve irfân sâhibi kıymetli insanlar), kemâlâtı (hikmet, irfân ve kıymeti) hep sükût ile (susup dinleyerek) buldular…” (www.facebook.com.25.02.2015)

Aşırmacının yaptığı tek şey yazının sonuna, her zamanki gibi üç nokta koymuş olması.
Eee bu kadar da zahmet edilir doğrusu beleş yazıya.
Birileri aşırır, birileri de ensesinden yakalar.
Adam, takip edildiğini biliyor, aşırmacılığı herkese ilan ediliyor yine de durmuyor; alışmış kudurmuştan beterdir misali.
(Makalenin tamamı için: http://www.dogrulus.com/yazdir.php?142=yazi&id=166)

SIRADA DİVANYOLU DERGİSİ
Azılı intihalci Sırrı Er, bu kez ağına Divanyolu dergisini düşürmüş. Derginin ilk sayısının 74-75-76. sayfalarında, yaza yaza cılkını çıkardığı, “En-kıro-men” başlıklı yazısını oturtuvermiş.
Her zaman yaptığı gibi yazıda köftehorun tek kelimesi yok! Önce Sayın Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın’ın, köftehorun “Sözün Büyüsü” adlı çakma kitabına yazdığı ön sözün ilk iki paragrafını yazısının baş tarafına yapıştırıvermiş. Akabinde Sayın Prof. Dr. Hamza Zülfikar’ın “www.hisse.net”, “forum.alternatifim.com” (20.05.2007)’da yayımlanan,
1- Beynamaz mısınız, Binamaz mı?
2- Anchorman,
3- Yoğun,
4- Türkiye Devleti,
5- Ajansa Düşmek,
6- Affedersiniz,
7- Ne İçersiniz
8- Altını Çizmek başlıklı yazılarıyla
“dersimize-debiyat.blogspot.com.tr” (13.04.2010)’de yayımlanan “Doğru Yazalım-Doğru Konuşalım” (13.04.2010) başlıklı yazısından bazı bölümleri makaslayarak yapıştırmış.
Bu da yetmemiş ve yazının finaline, amcası Rahim Er’in Türkiye gazetesinde 29.12.2004’te yayımlanan “Türkçe öğretememek” başlıklı yazısından bir bölümü ekleyivermiş…
Üç sayfaya yayılan çakma yazıda köftehorun tek satırı yok! Çakma beş kitabında olduğu gibi yazının tümü yürütme.
Böylelikle, Divanyolu dergisi de sırasını savmış oluyor…
Sen sağ, ben selamet…

KPSS’YE GİRMEDEN TRT’YE GİRMEK (NASIL OLUYORSA)
Divanyolu dergisinin sitesinden okuyalım:
“Sırrı Er
Temel Konuşma Teknikleri – Diksiyon, Etkili ve Güzel Konuşma Sanatı, Sözün Büyüsü ve Dünden Bugüne Söz Söyleme Sanatı isimli kitapların da yazarı olan Sırrı Er 1988’de TRT İst. TV’de çalışma hayatına başladı. TGRT, Kanal D, SHOW TV, ATV, CINE 5, STV, Kanal 7, Moral FM, 9. Kanal gibi TV ve radyolarda program yapımcılığı, sunuculuğu ve spikerliği yaptı. Birçok ödülün sahibi. Eğitim ve eser vermeye devam ediyor.” (http://www.divanyoludergisi.com/author/sirrier/)

Yazıyı okuduktan sonra “Allah Allah” dedik, “Yok yani insan merak etmiyor değil, KPSS’ye girmeden TRT’de çalışılabiliyor mu?”

Adam oradan buradan kopyaladığı (aşırdığı) yazılarla beş çakma kitap yazmış (Hayat Yayınları), tahsili meşkuk (şüpheli) bir kişinin, “Ben yüksekokul mezunuyum (köftehor hayali bir yüksekokul bitirmiş -Sahne Sanatları Eğitimi-) demesiyle TRT’ye giriliyor mu? Dört yıldır bu soruyu soran yok. Tahsili nedir soran yok.

Bu işin içinde torpil var mı? Torpili kim? İçinde TRT payı da olan 293.- TL elektrik parası ödeyen ben fakire, biri/birileri cevap verebilir mi acaba?

TALİP HARCAMACA
Locanın şen dullarından Ayça suratsızın teki. Paravan açılırken gelen taliplere bir bakışı var ki tarif edilemez. Kadın evlenmeye değil de locada oturup yorum yapmaya gelmiş.
Kadının renkli göz istemediği ayan beyan ortadayken yine bir talip ve gözleri renkli. Talibin yüzüne karş söylediklerine avukat hanım bile isyan ediyor.
Yöneticinin renkli gözlü talipleri Ayça’nın önüne kurbanlık koyun gibi atması çok manidar. (Esra Erol’la, FOX TV, 17.02.2015)
Haspanın ağlayıp zırlaması da cabası

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 30.01.2015/10.04: “Fırına benzettiğin çocuk bu çocuk mu?
Tercümesi: “Fırıncıya benzettiğin çocuk bu çocuk mu?”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 10.06.2014/11.45: “Başını kesecek kadar ne yaptınız?”
Tercümesi: “(O) başı kesilecek kadar ne yaptı?”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 10.06.2014/12.04: “Ortada doğru anlaşılmayan bir şey var.”
Tercümesi: “Ortada doğru anlatılmayan bir şey var.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 12.02.2015/10.25: “Para alındı dedi, değil çıktı.”
Tercümesi: “Para alındı dedi, alınmadığı anlaşıldı.”

İZDİVAÇ’TAKİLER PROBLEMLİ
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, TGRT’de geçtiğimiz pazar akşamı katıldığı bir programda izdivaç programları hakkında “Normal insanlar gitmiyor, oraya çıkanların çoğu problemli” dedi.
Sunucumuz “İtham etmiş olmuyor musunuz?” diye araya girdi.
Hocamız, “Toplumun önünde kendilerini teşhir eden kişilerin bir patolojileri vardır” diye devam etti.
“Evliliğin anlamı bu değil” diyen Tarhan, “Evlilik gösteri malzemesi olmaz” ile konuya noktayı koydu.
“BENİM HASTAM BİLE GİTTİ”
Tarhan, “Bizim bir hastamız taburcu oldu ve oraya gitti. Biri evlenme teklif edince hastalığı nüksetti. Teklif eden bilmiyor, hastam ağzı iyi laf yapan birisi. Normal kişiler gitmiyor” diyerek anısını anlattı.
Ayrıca hocamın ‘gösteri malzemesi’ sözüne katılıyorum. Esra Erol’un programında bir yıldır orada oturanlar var, hatta gidip gidip tekrar gelenler de var…
Bir gerçek daha var hocam; ne kadar siz ‘evlilik müessesini korumak’ için program zararlı, katılanlar ‘normal değil’ diye söylenseniz de, burada konuşulanların gerçeklik payı mevcut…
Bu gösterinin gündelik yaşamdaki hâlleri böyle olabiliyor maalesef! (Sina Koloğlu, Milliyet, 16.12.2014)

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com
www.delikanlisozluk.com

Aşırmacı Sırrı Er, meşhur olsun olmasın yazarların, edip-şair ve devlet adamlarıyla filozofların yazılarından aşırmalar yaparak sahiplenmeyi pek sever. Yine öyle yapmış ve Yusuf Has Hacip’in bir sözünü keni yazısıymış gibi Face’e yapıştırıvermiş: “Diline dikkat et!! Dişini kırmasın…” (08.02.2015)
Adam takibe alındığını biliyor. Biliyor bilmesine de aşırmaları da son hızla devam ediyor.

Adamda utanma yok. Yusuf Has Hacip’ten bile aşırıyor. Kaynak belirtse bir yeri eksilecek zahir…

ALIŞMIŞ KUDURMUŞTAN BETERDİR
“Uzman” eğitimci ve çakma yazar Sırrı Er, Mustafa Acungil’in “mustafaacungil.wordpress.com” sitesine dalmış, oradan “Topluluk önünde nasıl konuşurum?” başlıklı yazısından bir bölümü aşırarak Face’e yapıştırıvermiş, adeti veçhile:

“Kendini yeterince iyi ifade edebilmek, insanların büyük çoğunluğunun eksikliğini hissettiği bir konudur. Özellikle bir topluluk önünde ya da tanımadığı kişiler önünde bunu yapmak, bazı insanlar için korkutucudur. “Arenaya, aç aslanlar önüne atılmış” hissinden farksız bir korku kaynağıdır. ‘Topluluk Önünde Etkili Konuşma Teknikleri’ isimli kitabımdan… (19.01.2014)”

Fehmi Batur, Emir Yasin ve 9 kişi daha bunu beğenmiş. Bir marifete şahit olmuşlar gibi. Hiçbirinin aklına Google’da aramak gelmemiş.
Eh artık çakma yazarımız cakasını satabilir

Not: Yazarımız hızını alamamış ve bir marifetmiş gibi aynı yazıyı bir kere de “yazargah.com”a yapıştırıvermiş. (17.027.2014)

KÖFTEHOR AHKÂM KESMEYİ PEK SEVER
Aşırmacı Sırrı Er, Fabebook’ta yine esmiş gürlemiş:
“Türkçeyi zorlayarak değil ancak sevdirerek koruyabiliriz…
Türkçe siyasetçilere ve dil jandarmalarına bırakılmayacak kadar da kıymetlidir…” (Sırrı Er, www.facebook.com, 01.02.2015)

Haddizatında (aslında), Türkçeyi kurtarmak için emek hırsızlarını dışlamak; “Hacı Bektaş Veli”nin adını “Hacı Bektaşi Veli”, rahmetli Gazi Osman Paşa’nın adını “Gaziosmanpaşa” (Eski adı Taşlıtarla) yazanlardan; “saç” ile “sac” (Saç boru daha sağlamdır. – Sobanın saçı delinmiş.), “ana dil” ile “ana dili” arasındaki farkı bilmeyenlerden temizlemek gerekir.

Kanal D çalışanı Emre Tilev’in “www.emretilev.com”dan 174 sayfa araklayanlardan, yazdığı beş çakma kitapta, kendisine ait tek sayfa bile bulunmayanlardan; “Batı” ile “batı” arasındaki farkı bilmeyenlerden, sorulara yanıt vermeyip kendi kendine ayna karşısında “ham hum şaralop” tekerlemesini tekrarlayanlardan. 16 senedir kendisine hakaret ettiğini belirttiği kişiden şekvacı olmayan (Sıkıysa açsın bir dava da boyunu görelim!);”Agop Dilaçar TDK Başkanlığı yaptı” diyen bilisizi uyarıp doğruyu söylemeyen Allah’ın cahili.

Çakma kitabına Prof. Dr. Şükrü:Halûk Akalın tarafından yazılan sunuş yazısını bile araklayıp kendi yazısıymış gibi sağda solda caka satan, sahte “Sahne Sanatları Eğitimi (Yüksekokul)” mezunu olduğunu göğsünü gere gere öz geçmişine ekleyen “yavuz hursız”ların kıçına tekmeyi basmak gerekir.

Ne anlama geldiğini bilmediği için İnternet’teki yazılarında bir kere bile olsa “noktalı virgül” (;) kullanmayan dil bilgisi özürlü çakma uzman.

Dil jandarması olan kişi 20.000 kişiyi isim vererek eleştirdi, “çakma uzman” adını vererek kimi eleştirdi. Maçası sıkmadığı için ad vererek bir kişiyi bile eleştiremez. Kendisi daha “vaasi” diyor, “vasii” demek yerine; “Yûnus Emre” diyemiyor, deniz memelisi gibi “yunus” diyor Allah’ın bilisizi.”deniz mili yerine “kınot” (cehaletinden olsa gerek.) diyen de kendisi.

Adamın ömrü yürütmekle geçiyor. Prof. Dr. Hamza Zülfikar’dan yürüt, Prof. Dr. Cahit Kavcar’dan yürüt, Dr. Metin Kılıç’tan yürüt, Rahmetli Şiar Yalçın’dan yürüt, Rahmetli Nejat Muallimoğlu’ndan yürüt, Rahmetli Rıdvan Çongur’dan yürüt, Beşir Ayvazoğlu’ndan yürüt (Çiçekler ve Renkler), Rahmi Er’den yürüt, Nüzhet Şenbay’dan yürüt, Suat Taşer’den yürüt. Yürüt babam, yürüt; yahu ilaç için senin bir sayfa yazın yok mu? (Şimdilik tespit edilen aşırma sayısı 500)

Sıkıysa Can Dündar’dan, Dr. Atilla Sarıkayalı’dan yürütsene maçan sıkıyorsa…

NAMUSLULARI BİLİYORUZ DA…
“Bu memlekette sağcı/solcu , ilerici/gerici yoktur. Bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır. Siz namuslulardan olun. Cemil Meriç” (Sırrı Er,www.facebook.com, 30.01.2015)

Yok yani insan merak etmiyor değil. Kim bu namussuzlar?

Bu cümleyi Face’yapıştıran bir açıklama yapsa da öğreniversek diyoruz.

ŞAŞKIN ÖRDEK NEREDEN DALAR?

“San” anlamındaki kelime “unvan”dır. “Unvan”dır unvan olmasına da, tutarsuız davranışlarıyla nam salmış aşırma uzmanu Sırrı Er’e anlat bakalım.; ,
İşte örnekler.

1- “…ençok dinlenen (Sırrı Er’le Basında Bugün) program unvanını aldı. ”
2- “Teşekkür ederim Mehtap,’Devlet Sanatçılığ’ı unvanı için insanların birbirini yediği dönemde…”
3- “Efendi, imparatorluk devrinde, okumuşların ûnvanı idi.
4-“Yabancı sözcüklerin (ünvanlarda, dilimizde, müziklerimizde…”
5- (Sırrı Er’le Basında Bugün) program unvanını aldı.
6- “Türk milletinin asil ünvanı olmuştur”, “Efendi ünvanıOsmanlı sarayında geniş ölçüde kullanılmıştır.” (Etkili ve Güzel Konuşma Sanatı, s. 34)

LİDYA HANIM’IN TÜRKÇESİ
Bir sapık tarafından rahatsız edilen Lidya Hanım ekranda şikâyetlerini dile getiriyor. Birçok azınlık vatandaşımız gibi mükemmel Türkçe konuşuyor. Görüşlerini o kadar güzel ifade ediyor ki sunucumuz Müge Anlı bile şaşırıp takdirlerini belirtiyor! (atv, 31.10.2014)
Lidya Hanım aşağı yukarı Müge Anlı ile yaşıt. Kendisini Türkçeyi bu denli güzel konuşmasından ötürü kutluyorum. Özellikle kelime vurguları ile soru cümlesindeki vurguları mükemmel, konuşması, birçok sunucuya ders niteliğinde; ayrıca tek düşük cümle kurmaması da övgüye değer.

TAKDİR VE TEKDİR
Takdir ve tekdir, yani ödül ve ceza bir kayığın iki küreği gibidir. İkisini eşit ölçüde çekerseniz kayık sizin istediğiniz yere gider. Aksine bir tanesini fazla çekerseniz kayık olduğu yerde dönüp durur ilerleyemez.”(Mustafa Kartalcıklar, Melez adlı romandan)
Takdir: “Beğenme, beğenip belirtme, değer verme.”
Tekdir: ” Azarlama, paylama.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 17.03.2014/10.21: “Çok sokaktaki çocuk kötü niyetlilerin hedefi.”
Tercümesi: “Sokaktaki birçok çocuk, kötü niyetlilerin hedefi.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 17.03.2014/10.06: “O gece Ali’yi öldürüldüğünü itiraf etti.”
Tercümesi: “O gece Ali’nin öldürüldüğünü itiraf etti.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 18.03.2014/12.10: “Dedenin Emin’e borcu vardı.”
Tercümesi: “Dedenin Emin’den alacağı vardı.”
Biz boşuna mı Türkçe özürlü diyoruz kendisine…

BUNLAR DA KISA KISA
* Sırrı Er, www.fazebook.com, 12.08.2014: “Sevgili Atalay Bey üretmezseniz, üretirler sizde kullanmak zorunda kalirsıniz:):)”
“Uzman” eğitimci Sırrı Er, “dahi” anlamındaki “de”nin ayrı yazılacağını bilmiyor! Doğru yazım:… siz de kullanmak zorunda kalırsınız.

* Yeni Şafak, 12.01.2015: “… sorumlu kim, ne yapılacak, ne zaman yapılacak, bunun mali portresi ne?”
“Porte” ile “portre”yi karıştırma sırası bu sefer Yeni Şafak’ta…

* Funda Koray, Radyo Nağme, 10.02.2015/16.17: “Bursa’nın Keleş ilçesinde doğmuş…”
Bursa’nın Keles ilçesi, TRT spikerinin dilinde “Keleş” oluveriyor!

* www.yenisafak.com.tr, 08.06.2014:: “Bu sebeple klimanın verdiği havanın direk olarak yüz ve vücudun diğer bölgelerine isabet etmemesi gerekir.”, “… o bölgeler bir şal ile sarılarak soğuk havanın direk temas etmesi önlenebilir.”
Kelimenin Türkçe karşılığı (doğrudan) varken İngilizcesini (direct yazmaya çalışıp onu da becerememek.

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com
www.delikanlisozluk.com

Müzmin aşırmacı Sırrı Er, uzman geçinir ama değil “uzman”, uzmanlığın yanından geçmediği gibi çıraklığın bile yanından geçmemiştir. İşte ispatı:
Köftehor, “Batı” ile “batı” arasındaki farkı bilmediği için aşırdığı yazılarda tutarlılık yok.

İşte örnekler
1- Bunu çok iyi bilen batı dünyası çocuklarına çok zengin bir dil eğitimi veriyor.
2- Dostlar, bu söz Batılı kaynaklarda “anonim” olarak geçiyor.
3- … anaokulundan itibaren başlanmalı eğitime; Batıda olduğu gibi
4- Güzelim dilimizi Batı dillerinin etkisine açık bıraktık.
5-Türkçemizin yanlış kullanılması, Batı diliyle konuşulması beni çok …
6- Dünyevî bir menfaat için Batı dillerinden günde 40-50 kelime ezberleyen…
7- Bir zamanlar batı ve doğu kültürlerinde en çok para kazananlar ve itibar…
8- Anadolu ve doğulu oldumuz için size iran edebiyatının çok derin bir …
Batı: ”
Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp”
batı: ”
Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı.”

Köftehor,”ana dil” ile “ana dili” arasındaki farkı da bilmediği
için, Mert Ateşdağlı’nın “wowturkey.com”daki yazısındaki “Başka bir söyleyişle, adadilinin bilim ve düşünce aktarımında ve üretiminde eğitimciye sağlayacağı kolaylığı hiçbir yabancı dil, anadili kadar sağlayamaz.” cümlesindeki “anadilinin” kelimesini “ana dili” hâline dönüştürüyor!

Köftehor, adı geçen yazıdan dört paragraf aşırmış ve gerekli operasyonu (Kendisi, kelime cambazıdır, aşırırken operasyon yapmayı hiç ihmal etmez.) yaparak, “www.yazete.com”a, “Yabancı dil bilmek güzel ama…” başlığıyla yapıştırıvermiş. (28.01.2013).

Kim bilir, aşırmacıyı “Sırrı Abi, bunları (yazıları) burada (www.facebook.com) harcama gel “www.yazete.com”da yaz” diyen Emrah İriç de ne kadar sevinmiştir, marifeti için.

ATATÜRK’ÜN SÖZÜNE SAHİP ÇIKMAK!
İntihalci Sırrı Er, Mert Ateşdağlı’nın “wowturkey.com” sitesinden aşırdığı yazının (28.01.2013) kelimelerini değiştirdiği gibi, cümleden de Atatürk’ün adını çıkartarak,www.yazete.com”a yapıştırıp (28.02.1013) marifet yaptığını sanmış!

Önce Ateşdoğlu’nun cümlesi:
“Ulusal varlık ile dilin yakın ilişkisini bilen Atatürk’ün ‘Yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.’ sözünü uygulamaya geçirmek gereklidir.”

Şimdi de aşırmacının cümlesi:
Millî varlık ile dilin yakın ilişkisini hatırlatıp, “Yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır” sözünü uygulamaya geçirmek gereklidir.

YANLIŞIYLA BİRLİKTE AŞIRMA
SAYIN ERDAL TUŞUNER’İN KULAKLARI ÇINLASIN
KENDİLERİ KÖFTEHORUN YAR-I VEFAKÂRIDIR
Müzmin, azgın ve iflah olmaz intihalci Sırrı Er, kitap yazacak ya; girmiş, “www.emretilev.com” sitesine. Allah ne verdiyse aşırmış (aşırmak, başlıca becerisidir köftehorun), tam 174 sayfa. Bilgiler yanlış mı doğru mu hiç kontrol etmeden. Beleş tarafından olsun da nasıl olursa olsun.

Ne diyordu Yedi Kocalı Hürmüz’de Kadı Sıracettin: “Helal haram ver Allah’ım, kadı kulun yer Allah’ım.” Köftehorunki de o hesap.
Kitabının 94. sayfasını okuyalım:

“Örnek vermek gerekirse:
Saç
1. anlamı: Başın ense, alın ve iki kulak arasını kaplayan kıllar.
2. anlamı: Demir levha, demirden yapılmış.
Kısa saç sana yakışıyor. – Çocuğun saçı çok uzundu.
Saç boru daha sağlamdır. – Sobanın saçı delinmiş.
(Temel Konuşma Teknikleri ve Diksiyon/Hayat Yayınları-2013)”
Hadi Sırrı Er’in bilgisi yok; “saç” ile “sac” arasındaki farkı bilmiyor, ki normaldir. Kendisi iki kelime arasındaki farkı bilemeyecek kadar da cahildir…

Ya kitabın yayın yönetmeni Necati Bayrak ve editör Esranur Bayrak’a ne demeli. Onların görevi ne? Ne olacak, salla başını al maaşını…
Acırım acırım da gariban öğrencilerin/spiker adaylarının para verip de aldıkları kitaptan bir şey öğreneceklerini sananlara acırım…

“KONTROL” KELİMESİ EK ALINCA
Yaptığı işle ilgili hiçbir tahsili yokken, kendi kendini diksiyon hocası ilan eden intihalci Sırrı Er, “kontrol” kelimesine ulanacak sesli harfin ince olacağını bilmiyor ve “Doktor kontrolu altında olmak kaydı şartiyle” ve “Doktor kontrolunda ilaç ile tedavi” diyor.(TRT Radyo 1, 04.12.2014/11.00)
“Kontrolü” ve “kontrolünde” demesi gerekirken.
Köftehor “uzman” ya
Bu yetmiyor ve uzmanımız “TABLO” derken de “L” harfini kalın olarak seslendiriyor.

ÇATLASAN DA PATLASAN DA
Uzman aşırmacı Sırrı Er, Twitter’de ben fakire ambargo uygulamış, yazılarını görmemem için talimat vermiş. Face’de de yoruma kapalıyız (Adam bizden öyle korkmuş ki -tabii adamı zırt pırt enselersen, olacağı budur-).
Bir süredir Face’te pek yazısı çıkmıyor fotoğraflarla iktifa ediyor. “Allah Allah, köftehora ne oldu, niye yazmıyor” diye merak ederken Türkçe Gönüllülerinden A.B. yazıların tamamını kopyalayıp gönderdi (İngiltere üzerinden) bakalım aşırmacı şimdi ne yapacak.
Aşırmacılıktan vaz geçirinceye kadar ensesindeyiz haberi olsun.

ESRA EROL KONUŞURKEN MÜGE ANLI DUT YEMİŞ BÜLBÜL
“Bizim kanalın sahibinin yaptığı açıklama İslamofobik bir açıklamadır. Kendimce, bir Müslüman olarak kınıyorum. Söylemesem delirirdim. Fox TV ekranında yayın yapıyorum ama terörün asla dini yoktur, dinle alakası hiç yoktur” (Esra Erol, Bugün, 14.01.2015)

Tebrikler, “delikanlı” Esra Erol’a gidiyor. “Müge Anlı” mı dediniz? O bu konularda “dut yemiş bülbül”leri oynar. Soma’da yok, (Tam kendi konusuyken) Hiç işi yok da 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma’dan naklen program yapıp suçluları arayacak. Karşısına gelen ümmileri ve ilkokul mezunlarını paylamak varken. Van depremzedeleri için parmağını oynatmaz.
Esra Erol’un Evlendirme programında, 27 yıldır ailesini arayan Fatih’in ve kız kardeşinin ailesini bulduğu için kutlamaz. (Esra Erol programında, “Bu işler Müge Anlı”nın görevidir” dediği hâlde).
O nedenle tebrikler Esra Erol’a (bir kere daha.)

KOŞULSUZ ŞARTSIZ
“Koşul” ve “şart”ın eş anlamlı iki kelime olduğunu bilmeyen reklamcılar, “Finish” markası için yaptıkları TV reklamında erkek spikere, “Koşulsuz şartsız iade fırsatıyla” dedirtiyor. (atv, 19.01.2015/10.46)
İlkokul mezunu büfecinin “Saç kavurma” yazısına tahammül ederiz de “yüksek ilkmektep” mezunlarının bu hatasına dayanamayız!

TRT SPİKERİ NASIL OLMALI
TRT spikerinin sesinin mikrofonik olması gerekir. Konuştuğu zaman onun sesinin kim olduğu anlaşılır. Ses kişiliği denilen tanımlama budur. Erkekse sesinin “basbariton” veya “tenor” olması gerekir.

Cengizhan Cevahiroğlu’nun gençliğinde hiç TRT haberi dinlemediğini sanıyorum ayrıca alt yapısı konusunda da şüphelerim var bunu da sezinlememin sebebi, cümle sonu tonlamasının da olmaması.”

KELEBEK ETKİSİ
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Kelebek etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Edward N. Lorenz’in çalışmalarından biri olan Kaos Teorisi ile ilgilidir. Daha sonralarda hava durumuyla ile ilgili verdiği şu örnek ile ünlenmiştir. “Amazon Ormanları’nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD’de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, Dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”
Fakat daha çok yaratılan bir kaosun büyüyerek artmasını ifade eder. (tr.wikipedia.org)

MÜGECE,
Müge Anlı, atv, 02.12.2014/10.11: “Bu boynumuza biçilen görev.”
Tercümesi: “Bu iş boynumuzun borcu…”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 20.03.2014/10.08: “(Oğlunuzu) Sizin oraya bindirseniz.”
Tercümesi: “Onu Marmaray’a bindirseniz.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 10.03.2014/12.32: “Onu da çok şey yapmıştık.”
Tercümesi: “Onu da çok irdelemiştik.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 10.03.2011/11.23: “Kastamonu kolay bulunacak bir yer değil.”
Tercümesi: “Kastamonu’daki olay yeri, kolay bulunacak bir yer değil.”

BUNLAR DA KISA KISA
* Fulya Soybaş Işık, Kanal D, 26.01.2015/19.10: “(Yunanistan Başbakanı) Çe Kevero hayranı…”
“Che Guevara” şeklinde yazılan isim “Çe Kevara” şeklinde seslendirilir.
* Dilek Hanif, Sabah, 07.02.2009: “Çok da elegan oldu.”
Kelimenin Türkçe karşılığı (şık/şıklık) varken İngilizcesini (elegance) yazmak…

* Hıncal Uluç, Sabah, 12.11.2014: “Babam su katılmadık Çerkes..”
Hıncal Uluç ırkının adını bazen “Çerkez” bazen “de “Çerkes” şeklinde yazmakta bir sakınca görmüyor. Yine dua edelim, sıraya “Çerkeş” adının girmediği için.

* Cumhuriyet, 19.03.2014: “Daha sonra 420 milyon lira muammen bedelle çıkılan ihaleyi…”
“Oranlanan, tahmin edilen” anlamındaki sıfatın doğrusu, “muammen” değil, “muhammen”dir.

* Yeni Akit, 08.05.2014: “Ama bu Abdullah Gül’ün ilanihayet siyasetin dışında kalacağı anlamını taşımıyor.”
“Sonsuza kadar” anlamındaki zarf, “ilanihayet” değil, “ilanihaye”dir.

* Sırrı Er, www.yazete.com: “Fransızca olan “Diksiyon” kelimesi güzel ve etkili söz söyleme olarak târif edilmektedir. “Diksiyon” söz söylemede kurallara riayet etmek demektir aslında.”
“Diksiyon”un anlamı: “Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi” ve “Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması”dır…

* Cem Küçük,Yeni Şafak, 19.11.2014: “Diyelim ki provoke etmek istedi. Olma sende!”
“Dahi” anlamındaki bağlaç “de” kelimeye ulanmaz! Doğru yazım: “Olma sen de!”

* Sırrı Er, www.yazete.com, 24 Ara 2012 – Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u fethi, kol kuvveti ile değildir.”
Yorumsuz…

* Pakize Suda, Hürriyet, 20 Şub 2007 – Ayol oracıkta hücceten gidersiniz çoğunuz, ne dondurması!
“Ansızın (ölmek)” anlamındaki zarf “fücceten”dir

* Refiğ Denker, Hürriyet, 06.9.2008: “TRT’de bugüne kadar böyle yobaz, çağdışı ve MÜLTECİ bir zihniyet olmadı…”
“Mürteci” (Yeni düzene karşı direnen, gerici) ile “mülteci” (sığınmacı) karıştırılmış!

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com
www.delikanlisozluk.com

“Uzman” eğitimci ve uzman intihalci Sırrı Er, değişik görüşlü kişilerin yazılarından kopyalayıp yapıştırdığı için kimi zaman bölge adını “Uzakdoğu” kimi zaman da “Uzak Doğu” şeklinde kullanıyor.

Yeteneği olsa kendine göre bir yazım kılavuzu hazırlayıp aşırdığı yazıların kelimelerindeki tutarsızlıkları önleyecek amma…
Neredeee onda o akıl…

MEŞHUR TÜRKÜYÜ BİLMEYEN KİŞİ TÜRKÜ PROGRAMI SUNUCUSU
Adam en ünlü türkülerimizden birinin adını bilmiyor, ödül olarak, TRT İstanbul Radyosu’nda Türkü programı sunuyor!
Sırrı Er, Konuşmak Sanattır (Nesil Yayınları, s.27) adlı kitabında desteksiz atıyor (Köftehor desteksiz atmaya pek meraklıdır.): “Ahmet Üstün diye bir sanatkârımızın meşhur bir türküsü vardı : ´İlimon taşa, ilimonda yara var´…”
Zekeriya Bozdağ’ın Orta Anadolu´dan derleyerek TRT repertuvarına kazandırdığı ve “İlimon ektim taşa/İlimon da yar aman/Bitmedi kaldı kışa” dizeleriyle başlayan türkümüz; Sırrı Er´in oradan-buradan özensizce toparladığı kitabında (!) ne hâle geliyor !!!
Bilindiği gibi dillerden düşmeyen meşhur türkünün adı, “İlimon ektim taşa”dır…

TUTARLI OLMAK NE “DİMEK”?
İntihalleriyle ünlü TRT sunucusu Sırrı Er, TRT Radyo 1’de anlatıyor:
“Nasrettin Hoca merkepten düşünce rivayetlerde de ağaçtan düştüğü söyleniyor. ‘Bana hekim getirmeyin, ağaçtan ya da merkepten düşmüş bir adam getirin. Benim hâlimden ancak o anlar.” demiş. (08.01.2914)
Hikâyede Hoca’nın damdan düştüğü bilindiği hâlde…

KORKU DAĞLARI BEKLER
Sırrı Er ve muhipleri, hem Facebook’ta hem deTwitter’daki hesaplarına yorum yapmamı engelledikleri gibi, Twitter’daki yazılarını görmemi de engelliyorlar.

YÛNUS” DİYEMEYEN “DİKSİYON” HOCASI

Youtube’e yüklenen Sırrı Er’in bir konuşmasını hayretle dinledim. Ayrıca İstanbul Radyosu’ndaki konuşmalarında adam Bizim Yûnus’un adını söyleyemiyor ve denizde yaşayan memeliden bahseder gibi, “Yuunus” demesi gerekirken!

“KURALI VARDIR” DİYENE BAK
Hem başlıktaki mesajı vereceksiniz hem de “Türkçe” kelimesine ulanacak eklerin kesme imiyle mi yoksa kesme imsiz mi kullanılacağı konusunda tutarsız davranacaksınız.
işte örnekler:
1- “… kuralı olduğu gibi Türkçe’nin de kendi kuralları vardır”
2- “Türkçenin güçlü söz dağarcığını konuşmalarına yansıtıyor.”
3- “Türkçe’nin Adı Var (Kitap adı”
4- “Türkçeye saygı duyan, meseleye sorumlulukla yaklaşan”
5- “Türkçe’nin güçlü söz dağarcığını konuşmalarına”…”
6- “Türkçenin günümüzde çok kötü kullanıldığını savunan”
Eeee, “uzman eğitimci” Sırrı Er’den de bu beklenir doğrusu!
MÜGECE
Müge Anlı, atv, 27.01.2014/10.38: “Senin kaybolan senin ablanmış.”
Tercümesi: “Kaybolan senin ablanmış.”
MÜGECE
Müge Anlı, atv, 27.01.2014/10.55: “Çok herkesin yapabileceği bir şey değil.”
Tercümesi: “Herkesin yapabileceği bir şey değil.”
MÜGECE
Müge Anlı, atv, 10.09.2014/11.08: “İki tane çocuğun annesini iki tane çocukla bırakıp giden…”
Tercümesi: “Çocukların annesini iki çocukla bırakıp giden.”

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com
www.delikanlisozluk.com

Yazma yetisi ve konu hakkında bilgisi olmadığı için oradan buradan kopyaladığı yazılarla sitelere yazan ve bu arada beş çakma kitap yayımlayan intihalci Sırrı Er’le ilgili bir tespitimizi sunuyoruz:
Efendim, eski TDK Başkanı Sevgili Kardeşimiz Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın, çakma yazarımızın Sözün Büyüsü adlı kitabına ön söz yazmış. Köftehor intihale doymamış olacak ki bu ön sözden bile aşırmış:

“Türkiye’de özel radyo ve televizyonlar yayına başladıktan sonra çoğu eğitimsiz ve deneyimsiz kişilerin kameraların ve mikrofonların önüne geçmesiyle Türkçede yozlaşma ve yabancılaşma da hız kazandı. Türkçede yer almayan yabancı kökenli sözlerin hatta ünlemlerin yaygınlaşması, zengin söz varlığımıza rağmen radyo ve televizyon programlarında kısır bir kelime dağarcığıyla programların sunulması, Türkçenin seslerinin eğilip bükülerek yabancılaştırılması gibi olumsuzluklar ilk anda akla gelenler…

Kitle iletişim araçlarında kaba, bozuk, yozlaştırılmış ve yabancılaştırılmış bir dil kullanılması özellikle çocukların ve gençlerin dilini de kısa zamanda etkiledi. Kitle iletişim araçlarının yaygın olmadığı, hatta bulunmadığı dönemlerde dile, yabancı kaynaklı bir sözün girmesi yıllar, yüzyıllar alırken; şimdi özel radyo ve televizyonlar yolu ile yabancı kökenli sözler, yozlaşmış biçimler bir anda yaygınlaşıyor. Radyo ve televizyon yayınlarındaki bu ‘yozlaşmışlığa’ sessiz kalınmamalı.”
Aşırmanın yayımlandığı siteler:
1- www.sirrier.com.tr/sozun-buyusu/

2- www.sirrier.ckitaplari/
3- www.spikerliksunuculukkurslari.com/ustalarin-gozunden
4- www.yazete.com/yazilar/sirri-er/en-kiro-men/476919/

5- www.divanyoludergisi.com/yazilar/en-kiro-men/

Çakma “yazar”ın kitapları incelenmekte. Tespitlerimizi bilahare yazacağız.

PALAVRADAN KELİME KULLANIMI
Dilimizde yayınlamak diye bir fiilimiz yok; “neşretmek” anlamında “yayımlamak” var. Var olmasına var da “uzman eğitimci” Sırrı Er’in bundan haberi yok.
İşte yazdıkları:
1- İnternet Haber’de makaleleri yayınlandı.
2- TRT Radyo 1 de yayınlanan Yönetimler ve Çözümler programını…
3- … etkili iletişim uzmanı sırrı er’in sunduğu trt radyo 1’de yayınlanan…”
4- 2005 İnternet haber’de haftanın her günü makaleleri yayınlandı…”

İşte uzman “dedüğün” böyle olur ülkemizde…

ADAM AŞIRMAYA ALIŞMIŞ BİR KERE
Azgın intihalci Sırrı Er, “www.facebook.com”dan bildiriyor: (09.01.2015)
“Dostlar son zamanlarda üzerinde gerekli gereksiz herkesin konuştuğu, fikir beyân ettiği Osmanlı Türkçesi meselesiyle ilgili düşüncelerim…
(http://yazargah.com/yazaryazi/ser/seryazi6.html)
Köftehor güya düşüncelerini bildiriyor. Girmiş Zaman gazetesinde, Prof. Dr. Turan Karataş’ın “Osmanlıca mı Osmanlı Türkçesi mi?” başlıklı yazısına (03.08.2009), önce başlığı aşırmış sonra da bölüm bölüm yazıları:
“Alev Alatlı ve Yazgülü Aldoğan ‘Osmanlıca başka bir dil değil’ cümlesini yanıtlarında zikretmişler.Bu vurgu, kanaatimce önemliydi.”
Cümleyi makaslayıp “www.yazargah.com”a yapıştırıvermiş: “Alev Alatlı ve Yazgülü Aldoğan ‘Osmanlıca başka bir dil değil’ diyor. Bu vurgu önemli” (09.01.2015)
İşte aşırmacının “düşünceleri”… El’ın yazısıyla yazar geçinmek!

“YAZAR”IN DÜŞÜNCELERİ(!)
Sırrı Er, güya Osmanlı Türkçesi meselesiyle ilgili düşüncelerini aktarıyor:
Gir Zaman gazetesinde Prof. Dr. Turan Karataş’ın “Osmanlıca mı Osmanlı Türkçesi mi?” (03.08.2009) başlıklı yazısına, kopyala ve kendi yazısının neredeyse tamamına yakınını bu yazıdan aktar. (www.facebook.com, 09.01.2015)
Merakımız,”Söz konusu dönemde Arap alfabesinin (Osmanlı alfabesi demek de yanlış değil) kullanılmış olması ayrıksılığı artıyor.” cümlesinin “aşırmacı” tarafından neden makaslandığı?

Ne oldu? “Yazar” Sırrı Er düşüncelerini aktardı!

Turan Yazgan’ın yazısının altındaki not:

“YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.”
Umarım gerekli izin alınmıştır.

TİLKİ MİSALİ
Yazma yetisi olmayan intihalci Sırrı Er, oradan buradan topladığı yazılarla makale yazıyor yetmedi kitap yazıyor. Bugüne kadar da benden başka biri uyanıp “Dur bakalım bu kadar bilgili kişi kimdir, kes yapıştır mı yapıyor?” diye İnternet’te araştıran da çıkmamış. dört bine yakın takipçisi de yazıları pek beğenip sitelerde bunu belirtmiş.

Bilimsel bir çalışmasının da olmadığını gördüğüm yazar, nasıl oluyor da meydanı bu kadar boş buluyor, anlam vermek mümkün değil.
Google’da şöyle bir dolaşayım dedim. Bir de göreyim. Korkunç bir koleksiyoncu gibi oradan buradan topladığı bilgileri kendi yazısıymış gibi davranmayı âdet edinmiş.

Konulara baktığımızda da “Tilkinin 40 tane hesabı vardır, kırkı da tavuk üzerine” atasözünde olduğu gibi, köftehorun da 10 tane konusu var 10’u da Türkçe üzerine. “Kabiliyet” meselesi…

Moral Haber’de 02.10.2006’da yayımlanan “Bir dünya dili olacak Türkçe” başlıklı yazısı da aynı şekilde turnikeye gimiş yazılardan biri.
Yazı sekiz yıl, iki ay ve11 gün kalafatta kaldıktan sonra, yanlışlarıyla birlikte,13.12.2013’te intihalcinin “www.sirrier.com.tr”de yeniden yayımlanmış.

Ne diyelim, “Allah akıl fikir versin” diyelim ve iki yazıyla ilgili eleştirimizi de yakında yazacağımızı belirtelim…

PROFESÖRDEN AŞIRMA
Azgın intihalci Sırrı Er, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cahit Kavcar’ın, “Türkçenin Güncel Sorunları” başlıklı yazısından intihal (aşırma) yapmış, İki sayfa A4 boyutunda. Her zaman yaptığı gibi.
Köftehor, Profesörün yazılarına dadanmış bir kere (Yoksa madeni keşfetmiş mi?). Bu sefer de girmiş “yaz.bilgicik.com” adlı siteye, oradan aşırdığı yazıyı, “Dil eğitiminde öğretmen etkisi” başlığıyla “Moral Haber”de yayımlatmış. (30.11.2014, saat 12.38)
Enselenmemek için de bir paragraftaki cümleyi değiştirivermiş. Değiştirmiş değiştirmesine de aşırırken, günün birinde kiminle dans edeceğinin farkında değilmiş köftehor…

ALNININ AK SÜTÜ
Deyimler ve atyasözlerini yanlış kullanmakta Müge Anlı’nın eline kimse su dökemez.
Yine yanlışını sergiliyor: “Alnınızın ak sütüyle para kazanıyorsunuz.” (atv, 31.10.2014/12.12)
Hadi diyelim dil sürçmesi oldu, dönüp doğrusu söylenemez mi? Yanlışı yapan Müge Anlı ise söylemez. Malum, damarı (Arnavut) var ya…
“Ananınızın ak sütü gibi para kazanıyorsunuz” demek varken.

ÇILGINCA ALKIŞLANMAK
Ülkemizde istenmeyen olaylar meydana gelmiş (6-7 Ekim olayları) 30 küsur kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış, binlerce konut ve işyeri yakılmış, işyerleri talan edilmiş,bazı illerimizde sokağa çıkma yasağı başlamış, halkımız diken içindeymiş ne gam.

Kendini 18 yaşında sanarak omuzları açıkta bırakan frapan bir giysiyle ve çılgınca alkışlar arasında Müge Anlı stüdyoya giriyor. Çılgınca alkışlayanlar âdeta parayla tutulmuş figuranlar (tümü kadın), programa hiçbir katkıları yok. Yok eğer figüran değillerse orada işleri ne, fikirleri niye sorulmuyor?
Ayrıca eskiden Rahmi Bey’in bir görüşü çılgınca alkışlanırdı; ne oldu acaba Rahmi Bey’in alkışlaması yasaklandı mı?

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 06.09.2013/11.43: “Bir şeyden çekip korkuyorsanız…”
Tercümesi: “Bir şeyden çekinip korkuyorsanız…”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 06.09.2013/12.28: “Morarıklarına gerekçe olarak…”
Tercüme: “Morluklarına gerekçe olarak…”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 20.03.2014/11.34: “Arananlar da şey altında arıyorlar.”,
Tercümesi: “Arayanlar da öküz altında buzağı arıyorlar.”

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com
www.delikanlisozluk.com

Sırrı Er’in amcası Rahim Er, Türkiye gazetesinde Türkçe öğretememek başlığıyla bir makale kaleme almış. (29.12.2004)

Azgın ve iflah olmaz aşırmacı Sırrı Er, yazıyı kopyalamış ve bir kenara koymuş, ta ki “www.sirrier.com.tr” adlı sitesini kuruncaya kadar.

Siteyi kurduktan sonra, sağdan soldan kopyaladığı yazıları,(Moral Haber’de yaptığı gibi) yayımlamaya başlamış.

Günlerden bir gün amcasının yazısı aklına gelmiş ve hemen siteye yapıştırıvermiş. Yapıştırıvermiş de yazıyı güncellemek aklına gelmemiş köftehorun…

İşte yazıdan bir cümle: “Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik geçenlerde ‘… çocuklarımıza Türkçe öğretemiyoruz’ diyerek çok samimi, fakat aynı zamanda da çok acı bir itirafta bulunmuştu.” (28.12.2012)

Hüseyin Çelik, 17.03.2003’te göreve gelmiş, 03.05.2009’da yerini Nimet Çubukçu’ya bırakarak Bakanlık’tan ayrılmış ne gam. Beleşten yazı olsun da nasıl olursa olsun; güncellemek müncellemek de neymiş?
Adama bakın be, yazıyı sekiz sene bekletmiş, herkes unutmuştur diye piyasaya sürmüş. Buna iflah olmaz intihalci denilmez de ne denilir?

AŞIRMACI ÖZTÜRKÇEYİ TU KAKA EDERKEN
Ünlü aşırmacımız Sırrı Er, dadandığı Prof. Dr. Cahit Kavcar’ın “Türkçenin Güncel Sorunları” başlıklı yazısından bazı bölümleri aşırararak “Moral Haber”, “www.sirrier.com.tr/makaleler” ve “www.sirrier.com.tr/aouthor.admin”deki köşesine taşımış, “Dilde Zaaf” başlığıyla. (Bir yerden aşır, üç değişik zamanda bir marifetmiş gibi yayımla. Köftehorun kapasitesi aşırdığı yazılarla sınırlıdır! Kitapları incelenmektedir, orada rastlarsak yazmak boynumuzun borcu olsun.)

Köftehor “Öztürkçe Saçmalığı” başlıklı yazısında Öztürkçecilere ve Öztürkçe kelimelere şöyle bir veryansın ettikten sonra, elinden geldiğince Öztürkçe kelimeler yerine Arapçadan/Farsçadan dilimize giren kelimeleri tercih etmekte ve sözde dil ırkçılığı yapmakta fakat yeterli bilgisi olmadığı için bazen, hatta bazen değil hayli zaman çuvallamaktadır.

Aşırdığı bölümlerden birinde “kelime”leri “sözcük” şekline dönüştürürken, “etken”i “faktör” “sorun”u da “problem” yapıvermiş!

“Uzman”ın “faktör” ve “problem” kelimelerinin Fransızcadan dilimize girdiğinden haberi yok, Öztürkçe kelime olmasın da varsın Fransızca olsun.
İşte uzman geçinen bilisizin yaptıkları budur efendim…

DİKSİYON HOCASININ CEHALETİ
İddialı bir kişi şu Sırrı Er, hem intihal (aşırma) yapıyor hem köşelere yazı yetiştiriyor, hem “konferans”lar veriyor ve kitaplar yazıyor. Haftada iki gün de belediye başkanlarını ağırlıyor İsdtanbul Radyosu’nda Köşelere yazdığı yazılar da pek öyle ahım sahım konular değil. Sekiz senede yazıların konusu hep aynı. Moral FM’de başladığı yazarlık serüveninde, örnek olarak amcası Rahim Er’den 2004’te yürüttüğü yazıyı sekiz sene bekletip 2012’de tekrarlamış kerata ( Küçüklere sevgi ile söylenen bir sitem sözü)

Yazıyor yazmasına da kendi kafasına göre takılıyor, kimi zaman TDK sözlük ve yazım kılavuzuna uyuyor kimi zaman da aşırdığı (özellikle Öztürkçeci yazarların) yazıların yazarların kullandıkları yazım kılavuzlarına.
Girmiş,
“groups.yahoo.com/neo/groups/balgoc/conversations/…/12218” sitesine oradan “Bunun sebebi dinimiz midir? Haşa.” (Başarılı Konuşma Teknikleri, sayfa. 55 Hayat Yayınları) cümlesini, atmaca gibi saldırıp hemen sahiplenmiş.

Garibim nereden bilsin “Dine aykırı görülen bir ihtimalden söz edilirken kullanılan bir söz” anlamındaki ünlemin “hâşâ” şeklinde yazılacağını ve “haaşaa” şeklinde seslendirileceğini.

Bir şeyler öğrenmek maksadıyla kitabı satın alanlar da bu yutturmacaya maruz kalıyorlar tabii olarak.

Garibim bilse “haşa”nın, “büyük çuval” ve “Eyerin altına konan kalın kumaş.” olduğu yazacak amma nerede o bilgi. Varsa yoksa aşırma.

Not:
Arada sırada yem olarak attığım yanlış imla ve ifadelerden de haberi yok. Haberi olsa, “Bak sen de şunu yanlış yazmışsın diyecek amma…

Herkesin çaparisine takılan balıklar, ağızlarından yakalanır. Benim çapari, balığı anüsten yakalar. Kaçsa bile hayatı kaymıştır.

“YAKINDAN KUMANDA”DAN :
Meğer spiker kızımız kuşdili eğitimi almamış!
HÜSEYİN Movit’i artık bu köşenin müdavimleri yakından tanıyor. O ve arkadaşları, Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu olarak Türkçenin doğru kullanılması için büyük uğraş veriyor. Hüseyin Ağabey salı günü tv8’deki “İpek Yolu”nun konuğuydu. Sunucu İpek Tanrıyar, belki de meslek yaşamının en zor programlarından birini yaptı. Her kelimesini ölçüp, tartmak zorunda kaldı. Bir gözü hep, Hüseyin Ağabey’in üzerindeydi. Doğru kullandığı her kelime için ağabeyimizden “aferin” aldı. Sonunda, programı hatasız tamamlamanın keyfini yaşadı. Haydi yeri gelmişken, Hüseyin Movit’in başından geçen son olayı da sizlerle paylaşayım.

Bizim Gölge Kültür Bakanı Movit, adı bizde saklı bir televizyon spikeri hanım kızımızın yaptığı telaffuz hatasını söylemek için onu arıyor. Spiker, hatasını şiddetle reddedip, “Ben Gülgun Feyman’ın kursunu bitirdim. Diksiyon dersi aldım” diyor. Movit, Kadıköy Altıyol’da Feyman’ın ders verdiği Kuşdili Spikerlik Kursu’nu kastederek, “Kuşdili’nde mi aldın?” diye soruyor. Spiker kız yanıtlıyor: “Hayır, Türkçe aldım!” (Yüksel Aytuğ, Sabah, 26.05.2006)

TUTARLI OLMAK MI DEDİNİZ?
Sırrı ER, kullandığı kelimeler ve kişi adlarının yazılmasında tutarsız bir kişi.
Bir yazsında Yusuf Has Hacib yazarken bir diğerinde Yusuf Has Hâcib bir başka yazısında da Yusuf Has Hacip yazmakta sakınca görmüyor.
Çelebi, “uzman” eğitimci “dedüğün” böyle olur ülkemizde…

“TIP” KELİMESİNE SESLİ HARF ULANINCA
Müge Anlı imla kuralına uymamakta ısrar ediyor hem de yıllardır.
Peş peşe yaptığı hatalar:
– Gidin bugün Adli Tıp’a
– Adli Tıp’a gönderdi.
– Bakın bakalım Adli Tıp’a
– Adli Tıp’a da…
– Adli Tıp’a gelen…
– Adli Tıp’a gönderiyoruz. (atv, 06.01.2015/10.07)
“Tıp” kelimesine sesli harf ya da sesli harfle başlayan bir ek ulandığında “P” hardi “B”ye dönüşür ve ikizleşir.
Doğru seslendirme Adli Tıbba…
Şişe tıpası der gibi “Adli Tıpa” denilir mi?

HEM BİLMEZ HEM ÖĞRENMEK İSTEMEZ!
31.12.2014’te “sakınca” yerine yanlışlıkla “çekince” dediği için Müge Anlı’yı eleştirmiştik.
Sunucumuz aynı hatayı tekrarlıyor: “Arkasından söylemekte bir çekince görmüyorum.” (atv, 06.01.2015/11.46)
Müge Anlı hem bilmez/öğrenmez hem de bazı kelimelerin anlamını bilmediğini itiraf eder.

YALANCININ MUMU
Dürdane üç çocuklu bir dul, Esra Erol’un programına evlenmeye gelmiş. 48 yaşında ve ,ilk şartı kendinden küçük biriyle kesinlikle görüşmeyeceği.
Esra Erol bir iskandil atıyor.”Dürdane Hanım, sizden 14 yaş biri talip olsa kabul eder misiniz?”
Dürdane kararlı, “Kesinlikle olmaz?”
Dürdane öyle bir rol kesiyor ki,âdeta Elia Kazan’ın “Actor’s Srtudio”sundan mezun olanlan onun yanında yaya kalır.
Paravan açılıyor ve Ercan Bey elinde çiçeğiyle Dürdane’nin karşısında. Bu arada Esra Erol’a bir bilgi geliyor, Dürdane-Ercan başbaşa yemek yemişler.
Dürdane “Kesinlikle öyle bir şey yok” diye dayatıyor gözlerini devire devire.
Şahitler sıkıştırınca kaçacak yeri kalmayan yalancı Dürdane Ercan Bey’in itirafıyla yelkenleri suya indirirken bir taraftan da Ercan’a “Ne yaptın sen?” diye fırçasını çekiyor.
“Yalan dolan sevmiyorum” diye dayatan Dürdane’nin süngüsü düşüyor ve yüzük ölçüsünü de verdiğini tek taş pırlanta istegini itiraf ediyor.
Ey TV ekranı sen nelere kadirsin? İnsanları ne de güzel faş ediyorsun, yüzlerdeki maskeyi de düşürerek.

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 26.06.2013/11.38: “Kapalı olduğunun iddiası var.”
Tercümesi: “Kapalı olduğu iddiası var.”

MÜGECE
Müge Anşlı, atv, 29.09.201310.08: “Bugün çok aslında işimiz var.”
Tercümesi: “Aslında bugün çok işimiz var.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 27.01.2014/11.37: “Sen tut peşine düşülmeyecekler diye kızı kaçır.”
Tercümesi: “Sen tut peşine düşmeyecekler diye kızı kaçır.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 27.01.2014/10.21: “Vesile olursa bana da mutlu.”
Tercümesi: Vesileolursa mutlu olurum.”

BUNLAR DA KISA KISA
* Hürriyet, 20.11.2007: “İSTANBUL. DENİZ Kuvvetleri komutanı Oramiral Metin Ataç’ın “Savarona’yı yeniden sahip olmak istiyoruz”
Yatın adı “Savanora” değil, “Savarona”dır.

* Hürriyert, 04.04.1998: “Memurin Muhakemat Kanunu nihayet tarihe karışıyor.”
Kanunun adı “Memurun Muhakemat” değil, “Memurin Muhakemat”tır.

* Hürriyet, 30.01.2012: “Sizden önce gelen Türk iş adamları ile görüşün ve fikir telakkisinde bulunun.”
Hürriyet editörleri de “teati” ile “ile telakki”yi karıştırmış
Telakki: Anlayış.
Teati: Karşılıklı alıp verme.

* Sezai Şengönül, www.yazete.com, 24.12.2012: “Bu durum, garip bir özenti’den, kendi kültürüne yeterince vakıf olamamaktan, onu iyice özümseyememekten kaynaklanıyor gibi geliyor bana.”
“Vakıf”ın anlamı, “Bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk ve paranın idare edildiği yer”dir. Cümlede kullanılması gereken kelime, “Bilen, farkında olan” anlamında “vâkıf”tır.

* Hürriyet, 26.11.2009: “Dini eserlere saygının olmadıgı sadece rant düşünülen bir dini vecibeye dönen hac faraziyesi…”
Hürriyet editörleri de “faraziye” ile “fariza” arasındaki farkı bilmiyor.
Hatayı Reha Muhtar yaptığında gülüp geçmiştik de…

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com

Kendi kendini “uzman eğitimci ilan eden aşırmacı Sırrı Er, “Türkçenin Adı Var” adlı kitabında okurlarına “Gaziantep’i” yazınız aynı şekilde seslendiriniz dediği için kendisini şiddetle uyarmış, TDK’nın İmla Kılavuzu’nun 46. sayfasını okumasını tavsiye etmiştik.
Bu arada, TDK’nın tertiplemiş olduğu “2012-2016 İzlem Tasarımı Çalışmaları” Ankara’daki toplantılarında Sırrı Er’in de bulunduğu oturumda, yüzüne karşı, “Gaziantep’i yazılır, Gaziantepi şeklinde seslendirilir diyen uyurgezerler var” demiştim. Bu konuşma toplantılar boyunca banda alınmıştır.

Bunlar anlattıktan sonra İstanbul Radyosu’nda yayımlanan “Hayata Doğru” adlı programda köftehorun “Gaziantebe gittim” dediğini (25.12.2014/11.35) duyunca jetonunun düştüğüne de şahit olduk.

HA BABAM DE BABAM İNTİHAL
Facebook’ta boy göstermek için Sırrı Er’in yapmayacağı yok. Dört sitede daha önce yayımlanmış olan bir cümleyi, bir marifetmiş gibi kopyalamış yapıştırmış:

“İnsan yetiştirme düzenimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor…” (27.09.2014)
Birol Koç, Sibel Çavuşoğlu Yılmaz, Hatice Balkan Mırlak ve 23 diğer kişi de yorum yaparak beğendiklerini belirtmiş. Ne bilsinler ki yazının sahibi kendisi değil bir başkası.

Şimdi cümlenin kullanıldığı siteler:
1- www.diyanet.gov.tr
2- www.aksam.com.tr
3- www.yenisafak.com.tr
4- www.yeniakit.com.tr

SIRRI ER KENDİNİ TARİF EDİYOR:
Can çıkmadan huy çıkmaz!
Sırrı Er, gözünü “www1.gantep.edu.tr” sitesine dikmiş. Oradan 2002 yılında yazılmış “Güzel Konuşma” başlıklı yazının bir bölümünü alarak ve tek kelime eklemedem “Moral Haber”e yapıştırıvermiş. Kendi yazısıymış gibi.(12.02.2007 Saat: 12.17) Hiç utanmadan, hiç sıkılmadan ve pervasızca.

Adamdaki cesarete bakın. Milletin yıllarca dirsek çürütüp edindiği bilgileri bir çırpıda aşırmak…
Başlıktaki yazı tam da Sırrı Er’i tarif ediyor. Yazısının başlığı: “Can çıkmadan huy çıkmaz!” (Başlık, aşırmacıya aittir.) Ne kadar doğru bir söz, tam da aşırmacı Sırrı Er için söylenmiş öyle ya köftehor tam sekiz senedir durup dinlenmeden aşırıyor.

Sorumuzu tekrarlayalım:
1- Yazı size mi ait? Ola ki “www1.gantep.edu.tr” sizden almıştır.
2- Hayır. Aşırdım, bu benim işim. Vaaa mı bi diceniz?

PROF. DR. CAHİT KAVCAR’DAN AŞIRMALAR:
Aşırma uzmanımız Sırrı Er, boş durmamış. Yine Prof. Dr. Cahit Kavcar’ın “Türkçenin Güncel Sorunları” başlıklı yazısından bazı bölümleri “www.yaz.bilgicik.com”dan aşırmış ve değişik tarihlerde “Dilde zaaf” başlığıyla dört kere yayımlamış, iki sayfa A4 boyutunda.

Köftehor bazı kelimeleri ve bazı bölümlerin yerini değiştirerek yazıya tecavüz etmiş, bu nedenle anlam değişikliğine de sebep olmuş.

Şimdi Sırrı Er’e soruyor ve kendisine cevap hakkı tanıyoruz. Sayın “yazar” “Dilde zaaf” başlığıyla yayımladığınız yazıyı Prof. Dr. Cahit Kavcar’dan aşırdınız mı aşırmadınız mı?

1- www.moralhaber.net/makale/dilde-zaaf/
2- www.sirrier.com.tr/dilde-zaaf/
3- www.sirrier.com.tr/makaleler/
4- www.sirrier.com.tr/category/genel/

1- Evet aşırdım, sana ne.
2- Hayır aşırmadım. Ben yüksekokul mezunuyum yazamaz mıyım?

TEBRİKLERİ KABUL EDİYOR
Eski TDK Başkanı Sevgili Kardeşimiz Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın, çakma yazar Sırrı Er’in “Sözün Büyüsü” adlı kitabına bir ön söz yazmış. Uzman aşırmacı Sırrı Er, bu ön sözden de çalıntı yaparak “www.facebook.com”a yapıştırıvermiş:
“Türkiye’de özel radyo ve televizyonlar yayına başladıktan sonra çoğu eğitimsiz ve deneyimsiz kişilerin kameraların ve mikrofonların önüne geçmesiyle Türkçede yozlaşma ve yabancılaşma hız kazandı.” (26.12.2012)

Yazıyı okuyan 20 kişi de çakma yazara tebriklerle teşekkür etmiş. Tebrikleri kabul eden çakma yazarımız cevapta gecikmiyor: “Efendim teşekkür ederim, teveccühünüz…”

Hiç utanmadan hiç sıkılmadan! Köftehorda öyle bir duygu yok.

Kitaplardan ve köşe yazarlarından aşırma yapanları görmüştük de, başkasının yazdığı ön sözden aşıranına ilk defa rastlıyoruz.

BUDİZM’DE VE KADİM YUNAN’DA ERDEM VARMIŞ!
Müzmin intihalci Sırrı Er, TRT Radyo 1’de “Yönetim ve Çözümler” programında,”Budizm ve kadim Yunan’da erdem kavramı çok sık kullanılır. Fakat erdeme baktığımızda erdemin içinde ahlak da olan her ne varsa erdem de var. Mesela bunlardan biri bilgidir.
Bilgili olmak zorunda, erdemli insan. Bir diğeri doğruluktur. Erdemli insan doğru olmak zorunda, bir diğeri yiğitliktir. Erdemli insan yiğit olmak zorunda, bir diğeri zaten dört madde var bir diğeri de ölçülü olmak zorunda.”(29.09.2014)

Erdem, Budizm’de ve Kadim Yunan’da varmış da bizde yok muymuş?
Çakma yazara sormalı.

BUNLAR DA KISA KISA
* Sırrı Er, www.facebook, 26.12.2014: “Radyo 1’de ‘Hayata Dair’de Avrupa Birliği Bakanlığı, Bakan yardımcısı Dr. Alaaddin Büyükkaya ve Uzman Psikiyatır Ayhan Akcan konuğum…”
Diksiyon hocası olduğunu iddia eden Sırrı Er hem “psikiyatr” diyemiyor, hem de yazamıyor. Aylardır uyarmamıza rağmen.

* Sezai Şengönül, yazargah.com, 05.12.2014: “Demek istediğim; içeriği, sadece Copy-Pace (kopyala-yapıştır) tarzı bilgilerle doldurulmamış.”
Türkçe karşılığı varken bu züppelik niye? İngilizcesini yazmak şart mı? “Yazar” onu da becerememiş ve atmasyon bir ifade kullanmış. Doğru yazım: Copy-paste.

* Milliyet, 14.11.2011: “O Kaşifoğlu’nu tahammüden öldüreceğim, itiraf ediyorum.”
Hukukta, “işlenecek bir suçu önceden planlayarak, planlı bir
biçimde, tasarlayarak” anlamlarında kullanılan kelimenin doğru yazımı “tahammüden” değil, “taammüden”dir.

* Hasan Pulur, Milliyet, 13.12.2014: “Yinede divan şairi Nef-i’ye muhtacız:”, “Anayasa da yeri olmasa bile bu hükümet bu gibi hatayı uzmanları da düzeltmek zorunda.”
1. yanlış: “Dahi” anlamındaki “de” kelimeye ulanmaz. Doğru yazım: “Yine de…”
2. yanlış: Cümle düşük. Doğrusu: “Anayasa’da yeri olmasa da hükûmet bu gibi hatayı uzmanlarıyla düzeltmek zorunda.”
3. yanlış: Bulunma durumu eki kelimeye ulanır. Doğru yazım: “Anayasa’da…”

* Hürriyet, 29.03.2012: “Şimdi doğru oturup, doğru konuşmak gerek.”
Deyimin doğrusu, “Eğri oturup doğru konuşmak”tır.

* Esra Erol, FOX TV, 23.12.2014/17.10: “Kız hasta, yatak döşek yatıyor.”
Esra Erol da deyimi yanlış seslendiriyor.
“Ağır hasta olmak” anlamındaki deyimin doğrusu, “Yatak döşek yatmak” değil, “Yorgan döşek yatmak”tır (bk. TDK-Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü.). Bilindiği gibi “döşek”in anlamı “yatak”tır

* İsmail Küçükkaya, FOX TV, 12.12.2014: “Bugün Hülya Koçyiğit’in doğum günü.”
12 Aralık aynı zamanda Fatma Girik’in de doğum günüdür. Haberciye hiç yakıştıramadık.

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com
www.delikanlisozluk.com

Sırrı Er’i yıllardır takip eder uyarırız. Uyarırırız ama bütün uyarılar Sırrı Er’e vız gelir tırıs gider.
Bu adamın binlerce takip edeni yüzlerce etkili ve yetkili dostu vardır; vardır ama hiçbiri bu intihalciyi bir kenara çekip de “Bak kardeşim bu yaptığın işler doğru değil, milletin dirsek çürüterek yıllarca çalıştıktan sonra yazdığı köşe yazılarına, kitaplara hoop diye konmak olmaz. Bu işler haramdır, ayıptır, günahtır ve suçtur” demiyor.
Gelelim köftehorun bir marifetine daha:

Efendim “yazar”ımız Moral FM’de “spikerlik” yaparken, aklına “yazar” olmak gelmiş ve oturmuş bilgisayarın başına, erik bahçesine dalar gibi dalmış İnternet bahçesine;
1- izmirdiksiyonegitimi.org,
2- Nariye Şahin, Güzel Konuşma, www.ege-edebiyat.org,
3- www.kpss.com.tr’ye, kopyalamış da kopyalamış ve 2,5 sayfa A4 doldurarak Moral Haber yöneticilerine vermiş, onlar da “Birkaç küçük güzel dokunuş” başlığıyla sitelerine yapıştırıvermişler.(11.12.2006- 16:11)
Eee artık sırada “yazar” niyetine salınmak vardır…
Millet şapkadan tavşan çıkarırken “yazar”ımız şapkadan dinozor çıkarıyor. Beş kitap yazıyor, hepsi kaynak belirtilmeden kes-yapıştır imalatı. Kitaplar 50 bin satıyor, kaynak kişilere telif ödemek mi? Güldürmeyin adamı/milleti. Köftehorun cebinde akrep vardır. Hiç işi yok da telif ödeyecek.
Ne diyordu “Yedi Kocalı Hürmüz”de Kadı Sıracettin: “Haram helal ver Allah’ım, kadı kulun yer Allah’ım”…
Nur içinde yat Sadık Şendil, nur içinde yat…

İLKELİ “DEDÜĞÜN”
Uzman (!) eğitimci Sırrı Er, bir türlü “psikiyatr” diyemiyor/yazamıyor. Hem “uzman eğitimci-uzman diksiyon hocası” olacaksın hem de bu şekilde duyarsız davranacaksınız, olacak iş değil.
İşte örnekler:

* Sırrı Er, www.facebook.com, 14.01.2014: “Uzman Psikiyatrist Ayhan Akcan ve Hukukçu Cengiz Hortoğlu ile konuşacağız.”

* Sırrı Er, Twitter, 23.01.2014: “Sırrı Er ve Uzman Psikiyatrist Ayhan Akcan’ın sunumlarıyla her perşembe saat 11.00’de TRT Radyo…”

* Sırrı Er, www.facebook.com, 26.02.2014: “TRT Radyo 1 de Uzman Psikiyatır Ayhan Akcan ile saat 11.00-12.00 ‘Öfke’yi konuşacağız.”

* Sırrı Er, Twitter, 4 Eyl 2014 – “Dostlar TRT Radyo 1 de ‘Hayata Dair’ programında Uzman Psikiyatır Ayhan Akcan İle “Aile ve Aile Terapisini…”

Tüm radyo konuşmalarında “psikiyatır” diyor demesine de bir türli “psikiyatr” diyemiyor.dili dönmüyor zahir.
Not:
“Psikiyatrist” kelimesi tamamen uydurmadır.

TURNİKEDEKİ DEMOSTEN
İntihalci Sırrı Er’in yaptıkları malum. Söyleyecek bir sözü ve kapasitesi olmadığından, özellikle konuşmalarında “Yok şu şunu dedi, yok bu bunu dedi” diyerek vakit geçirmeye pek meraklıdır.
Genel ağda yakaladığımız örneklerden biri de Demosten,.
03.08.2006’da Moral Haber’de başladığı yolculuğa “www.yeniasya.com”, “wwwsirrier.com.tr” ve “www.gönüldergisi.com” da turunu bitirmiş:
“Demosten’in güzel bir sözü var: Bir fıçının çatlak mı yoksa dolu mu olduğu nasıl ki çıkarttığı sesten anlaşılırsa; bir insanın da ahmak mı yoksa akıllı mı olduğu konuştuğu kelimelerden anlaşılır.”
Kitapların tümünü elden geçiremedim, onları da yakında irdelenecek…

BEKTAŞİ’NİN ANLAMINI BİLMEYEN “UZMAN” EĞİTİMCİ
Kerameti kendinden menkul uzman intihalci Sırrı Er, “Bektaşi”nin anlamını bilmiyor, öğretelim: “Hacı Bektaş Veli’nin tarikatına girmiş olan kimse”ye Bektaşi denilir.
“Mistik, seyit, hümanist, mutasavvıf şair ve filozof”umuzun adı “Hacı Bektaş Veli” şekline yazılır.
Garibim birçok şeyi bilmediği gibi bunu da bilmiyor.
İşte, Facebook’taki incisi:
“Hacı Bektaşi Veli ne de güzel söylemiş: Özünde ve sözünde temiz olmayanların, îmânı tam değildir.” (26.11.2014)

HANGİ DAĞDA KURT ÖLDÜ?
Hıncal Uluç, inatla ve ısrarla, “benzer” anlamındaki “aynı” kelimesiini “ayni şeklinde yazardı. Ne oldu da kelimeyi doğru olarak yazdı: “Ben,’ dedim, ‘Hıncal Uluç. Modern Folk Üçlüsü’nün menajeri ve aynı zamanda gazeteciyim.” (Sabah, 31.08.2014)

ADANIN İSMİ
Merkezi Cagliari olan İtalya’daki adanın ismi Sardinya’dır. Googe’daki 20.200 kişinin hatasına Güneri Cıvaoğlu da katılmış:
“İtalyan toprağı olan Sardunya Adası da ayrılıkçı rüzgârlar altında bir coğrafya.”, “Sardunya’da bütün taksiler son model beyaz Mercedes…”, “Konuştuğum Sardunyalılar ‘Şiddete karşıyız, çünkü ada karışırsa, turist gelmez, oysa biz turizm geliriyle bir refah toplumuyuz.'” (Milliyet, 21.10.2014)

BUNLAR DA KISA KISA
* Cem Küçük, Yeni Şafak, 16.10.2014: “…yani devletin harem-i ismetini tüm dünyaya servis etmiş ve Türk devletini rezil etmeye çalışmış bir çetedir.”
Cem Küçük, uyarılarımıza karşın, “harim” yerine “harem” demeye devam ediyor.
Harem: “Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı.”
Harim:”Girilmesi yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer.”

* www.milliyet.com, 12.11.2007: “Anıtkabri ziyaret etmemesini de eleştirdi. Baykal, Kral Abdullah’ın Anıtkabri ziyaret etmemesinin sadece Atatürk’e değil, Türk halkına da yapılan saygısızlık olduğunu söyledi.”
“Anıtkabir” adına sesli harf ulandığında ünlü düşmesi kuralı uygulanmaz. Doğru imla: … Anıtkabir’i
* gökçer tahincioğlu milliyet, 30.11.2014: “Uzun bir hikâyenin sonu, o Aralık ayında başlamıştı”, “O Aralık, kanın ve katliamın, o Aralık yokluğun ve kazanmanın, o aralık isimleri yaşadıkları sürece gizli tutulmaya çalışılanların sahte kahramanlığının Aralık’ıydı.”, Kimse, o Aralık ayını bir daha unutmayacaktı.”
“Aralık” adı özel değildir, büyük harfle başlamaz.

* www.milliyet.com.tr, 02.03.2014: “Türkiye, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Türkiye’nin yakın ilişkide olduğu … 1774 Küçük Kaynarca anlaşması ile Osmanlı’dan kopan Kırım…”
“Kaynarca Antlaşması” doğru ifadedir.

* Abdülkadir Selvi, CNN Türk, 11.08.2014/21.28: “Meydaana getirmesi…”
“Meydan” kelimesine sesli harf ulandığında “meydana” şeklinde seslendirilir.

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com
www.delikanlisozluk.com





Arama


Hakkımda

İsim: Hüseyin Movit
Meslek: Genel Yayın Yönetmeni, Düzeltmen
Şehir: İstanbul
Kişisel sayfam


Kategoriler


Arşiv


Bağlantılar


Meta


RSS takip