*  Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Yeni Şafak, 04.08.2010: “Delikanlı (uzak akrabam) boş gezenin boş tayfası idi.”, “Konu bu evlilikten sonra yaşlı akrabalarımın torunlarına boş gezenin boş tayfasının internet üzerinden yapmış olduğu evliliği örnek göstermesi.”, “İnanmayı bırakın ret ediyor.”
1. yanlış: Deyimin doğrusu, “işsiz güçsüz dolaşan (kimse)” anlamında “boş gezenin boş kalfası”dır (bk.TDK- Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü).
2. yanlış: “Verilen veya yapılması istenen bir şeyi kabul etmemek, geri çevirmek” anlamındaki fiil, “ret etmek” değil, “reddetmek”tir.

*  Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Yeni Şafak, 26.04.2010: “Halının dokuması 600 tane eğitimli kadın dokumacı ve 15 tane teknik uzmanın gözetiminde yapılmış.”
   İnsanlardan, nesneymişçesine taneyle bahsetme sırası F.K.Barbarosoğlu’a gelmiş olacak ki…

*  Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Yeni Şafak, 23.12.2009: “Entelektüel kelimesi ilk defa Fransa’da Emin Zola’nın Cumhurbaşkanı Felix Faure’ye yazdığı Dreyfus davasının yanlı kararına işaret ettiği mektuptan sonra kullanılmaya başlandı. ”
   Böylece, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu sayesinde “Emile” adı, “Emin” olarak karşımıza çıkıveriyor!

*  Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Neden, NTV, 02.06.2009 : “CHP’nin tarihten gelen bir şeyi var…”, “İşte şey yapayım…”, “Gündelik şeyleri karıştırmadan…”, “Nabız sayısı şeylerden geçerken…”, “Henüz Batman’daki şeylen…”, “Medyada birilerin şeyi var…”, “Şimdi burada şey olarak…”, “… yani şeyler varsa…”, “Yani bu o kadar şeydir…”, “Bağcılar’da bir üniversite, şey lise öğrencisi namaz kıldı…”, “onlar şey, teknolojiden istifade etmesinler…”, “… mahrem olarak kalan şeyler…”, “Beş şey, İslam’ın beş şartı…”, “estetik olmayan üzerinden şeydir”, “Halkın şeyini, esnekliğini…”, “… ayin yapmışlar gibi şey yapıyoruz.”
   Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, bermutat (Alışılagelen biçimde, her zaman olduğu gibi) “şey” kelimesini defalarca kullanmadan edemiyor!

*  Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Neden, NTV, 02.06.2009 : “CHP’nin tarihten gelen bir şeyi var…”, “İşte şey yapayım…”, “Gündelik şeyleri karıştırmadan…”, “Nabız sayısı şeylerden geçerken…”, “Henüz Batman’daki şeylen…”, “Medyada birilerin şeyi var…”, “Şimdi burada şey olarak…”, “… yani şeyler varsa…”, “Yani bu o kadar şeydir…”, “Bağcılar’da bir üniversite, şey lise öğrencisi namaz kıldı…”, “onlar şey, teknolojiden istifade etmesinler…”, “… mahrem olarak kalan şeyler…”, “Beş şey, İslam’ın beş şartı…”, “estetik olmayan üzerinden şeydir”, “Halkın şeyini, esnekliğini…”, “… ayin yapmışlar gibi şey yapıyoruz.”
   Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, bermutat (Alışılagelen biçimde, her zaman olduğu gibi) “şey” kelimesini defalarca kullanmadan edemiyor!





Arama


Hakkımda

İsim: Hüseyin Movit
Meslek: Genel Yayın Yönetmeni, Düzeltmen
Şehir: İstanbul
Kişisel sayfam


Kategoriler


Arşiv


Bağlantılar


Meta


RSS takip