Zafer Algöz

Temmuz 12, 2010    Kategori: Genel, Zafer Algöz   yorum yok »

Ben, sanatçıları, çok kolay bir şekilde yani o sanatçıların en ufak bir falsolarını gördüğümde kara listeye alabilen bir kişiyimdir ki başlangıçta bu, bahsini geçirdiğim kara listeye girmemiş kişilerin sayılması gerektiğinde mezkûr sayılma ameliyesinin, Rahmi Saltuk, Muammer Ketencoğlu, Nur Sürer, Güven Kıraç, Zafer Algöz, Fikret Kuşkan, Tolga Çandar, rahmetli Yaman Okay, Füsun Demirel, Macit Koper, Yeşim Ustaoğlu, ve Tomris Giritlioğlu gibi isimlerin birbiri ardına sıralanmasıyla kuvveden fiile çıkarılması mümkündü ki bu adlardan Rahmi Saltuk Emirgân Korusu´ndaki havuzda melek figürlerinin arasında çekilmiş bir kolonya reklamında oynaması; Muammer Ketencoğlu Mahsun Kırmızıgül´ün bir filmine müzik yapması; Nur Sürer bir arabeskçinin alt kadrosunda görev kabul etmesi; Tolga Çandar hiçbir şeyden anlamayan biri konumunda bulunup Hülya Avşar tarafından geçici bir süreliğine ekranlara taşınan Ardahanlı “Karanfil Ana”ya “Her şeyi sizin sayenizde başardım anacığım” biçimindeki sözlerle yaranmaya çalışması; Güven Kıraç, bir arabeskçiyle ayrı ayrı karelerde de olsa aynı ürünün reklamında görülmesi ve Tomris Giritlioğlu da “Hatırla Sevgili” gibi hatalarla dolu bir dizideki danışmanlık görevini sürdürmesi nedeniyle mezkûr listedeki mevkilerini yitirdiler ve Zafer Algöz, kayba uğramayanlar arasındaki pozisyonunu korumayı başardı.

İşte geçenlerde yani 04.02.2007´de, yukarıda bahsini geçirdiğim listedeki yerini kaybetmeyenler arasında mevcudiyet durumu gözlemlettiren Zafer Algöz´ün, Süper Poligon´da boy gösteren “Bunu adı derin devlet değil, olsa olsa derin devlet tiyatrosudur!” şeklindeki bir başlıkla ilgili bir biçimde olmak üzere kotarılmış bir durumda bulunan “Böylesine yapılmış tezgâhlara neden devletin tiyatrosu diye yakıştırma yaptığınızı anlayamadım. Unutmayınız ki Meclis´teki cahil milletvekilleri hakaretleşmelerinde burası tiyatro mu diye bağırırlar. Sanıyorum sizde onlar gibi devletin tiyatrosuna hiç gitmemişsiniz. 65 yıllık, yüce Atatürk´ün emriyle kurulmuş bu kurumun oyuncusu olmaktan onur duyuyorum. 800 oyuncu adına sizden samimi bir özür bekliyorum” şeklindeki sözlerini okuduğumda, “Sayın Algöz, Süper Poligon´da yayımlanan ´Bunu adı derin devlet değil, olsa olsa derin devlet tiyatrosudur!´ şeklindeki başlığın sahibine, o başlığın, sizin yanlış bir biçimde olmak üzere anladığınız ´Devlet Tiyatrosu ile alay´ değil, ´derin devletle alay´ anlamını içermesinden dolayı haksızlık yapmış ve ayrıca da cahil milletvekillerine ait bulunduğunu belirttiğiniz ´Burası tiyatromu´ repliğini, o, ´Burası tiyatromu´ repliğinin, yukarıda da altı çizildiği üzere cahil milletvekilleriyle ilişkilendirilmişliği sebebiyle tırnak içine alınması; ´tiyatromu´ dediğinizde ayrılması gereken soru eki konumundaki ´mu´yu ayırmanız ve ´sizde´ dillendirmesi cihetine gittiğinizde de ´dahi´ anlamında bulunan ´da-de´ bağlacı pozisyonunun işgalciliği görevini uhdesinde taşıyan ´de´yi aralı yazmanız gerekirken bunların hiçbirini gerçekleştirilmiş bir vaziyetin sınırları dâhilinde ikamet ettirme cihetine gitmemişsiniz.” demekten kendimi alamadım.





Arama


Hakkımda

İsim: Hüseyin Movit
Meslek: Genel Yayın Yönetmeni, Düzeltmen
Şehir: İstanbul
Kişisel sayfam


Kategoriler


Arşiv


Bağlantılar


Meta


RSS takip