TARASSUT KULESİ/TUTARSIZLIK

Mart 22, 2015    Kategori: Genel, TARASSUT KULESİ

“Uzman” eğitimci ve uzman intihalci Sırrı Er, değişik görüşlü kişilerin yazılarından kopyalayıp yapıştırdığı için kimi zaman bölge adını “Uzakdoğu” kimi zaman da “Uzak Doğu” şeklinde kullanıyor.

Yeteneği olsa kendine göre bir yazım kılavuzu hazırlayıp aşırdığı yazıların kelimelerindeki tutarsızlıkları önleyecek amma…
Neredeee onda o akıl…

MEŞHUR TÜRKÜYÜ BİLMEYEN KİŞİ TÜRKÜ PROGRAMI SUNUCUSU
Adam en ünlü türkülerimizden birinin adını bilmiyor, ödül olarak, TRT İstanbul Radyosu’nda Türkü programı sunuyor!
Sırrı Er, Konuşmak Sanattır (Nesil Yayınları, s.27) adlı kitabında desteksiz atıyor (Köftehor desteksiz atmaya pek meraklıdır.): “Ahmet Üstün diye bir sanatkârımızın meşhur bir türküsü vardı : ´İlimon taşa, ilimonda yara var´…”
Zekeriya Bozdağ’ın Orta Anadolu´dan derleyerek TRT repertuvarına kazandırdığı ve “İlimon ektim taşa/İlimon da yar aman/Bitmedi kaldı kışa” dizeleriyle başlayan türkümüz; Sırrı Er´in oradan-buradan özensizce toparladığı kitabında (!) ne hâle geliyor !!!
Bilindiği gibi dillerden düşmeyen meşhur türkünün adı, “İlimon ektim taşa”dır…

TUTARLI OLMAK NE “DİMEK”?
İntihalleriyle ünlü TRT sunucusu Sırrı Er, TRT Radyo 1’de anlatıyor:
“Nasrettin Hoca merkepten düşünce rivayetlerde de ağaçtan düştüğü söyleniyor. ‘Bana hekim getirmeyin, ağaçtan ya da merkepten düşmüş bir adam getirin. Benim hâlimden ancak o anlar.” demiş. (08.01.2914)
Hikâyede Hoca’nın damdan düştüğü bilindiği hâlde…

KORKU DAĞLARI BEKLER
Sırrı Er ve muhipleri, hem Facebook’ta hem deTwitter’daki hesaplarına yorum yapmamı engelledikleri gibi, Twitter’daki yazılarını görmemi de engelliyorlar.

YÛNUS” DİYEMEYEN “DİKSİYON” HOCASI

Youtube’e yüklenen Sırrı Er’in bir konuşmasını hayretle dinledim. Ayrıca İstanbul Radyosu’ndaki konuşmalarında adam Bizim Yûnus’un adını söyleyemiyor ve denizde yaşayan memeliden bahseder gibi, “Yuunus” demesi gerekirken!

“KURALI VARDIR” DİYENE BAK
Hem başlıktaki mesajı vereceksiniz hem de “Türkçe” kelimesine ulanacak eklerin kesme imiyle mi yoksa kesme imsiz mi kullanılacağı konusunda tutarsız davranacaksınız.
işte örnekler:
1- “… kuralı olduğu gibi Türkçe’nin de kendi kuralları vardır”
2- “Türkçenin güçlü söz dağarcığını konuşmalarına yansıtıyor.”
3- “Türkçe’nin Adı Var (Kitap adı”
4- “Türkçeye saygı duyan, meseleye sorumlulukla yaklaşan”
5- “Türkçe’nin güçlü söz dağarcığını konuşmalarına”…”
6- “Türkçenin günümüzde çok kötü kullanıldığını savunan”
Eeee, “uzman eğitimci” Sırrı Er’den de bu beklenir doğrusu!
MÜGECE
Müge Anlı, atv, 27.01.2014/10.38: “Senin kaybolan senin ablanmış.”
Tercümesi: “Kaybolan senin ablanmış.”
MÜGECE
Müge Anlı, atv, 27.01.2014/10.55: “Çok herkesin yapabileceği bir şey değil.”
Tercümesi: “Herkesin yapabileceği bir şey değil.”
MÜGECE
Müge Anlı, atv, 10.09.2014/11.08: “İki tane çocuğun annesini iki tane çocukla bırakıp giden…”
Tercümesi: “Çocukların annesini iki çocukla bırakıp giden.”

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com
www.delikanlisozluk.com




Yorumlara kapalı.




Arama


Hakkımda

İsim: Hüseyin Movit
Meslek: Genel Yayın Yönetmeni, Düzeltmen
Şehir: İstanbul
Kişisel sayfam


Kategoriler


Arşiv


Bağlantılar


Meta


RSS takip