Müzmin aşırmacı Sırrı Er, uzman geçinir ama değil “uzman”, uzmanlığın yanından geçmediği gibi çıraklığın bile yanından geçmemiştir. İşte ispatı:
Köftehor, “Batı” ile “batı” arasındaki farkı bilmediği için aşırdığı yazılarda tutarlılık yok.

İşte örnekler
1- Bunu çok iyi bilen batı dünyası çocuklarına çok zengin bir dil eğitimi veriyor.
2- Dostlar, bu söz Batılı kaynaklarda “anonim” olarak geçiyor.
3- … anaokulundan itibaren başlanmalı eğitime; Batıda olduğu gibi
4- Güzelim dilimizi Batı dillerinin etkisine açık bıraktık.
5-Türkçemizin yanlış kullanılması, Batı diliyle konuşulması beni çok …
6- Dünyevî bir menfaat için Batı dillerinden günde 40-50 kelime ezberleyen…
7- Bir zamanlar batı ve doğu kültürlerinde en çok para kazananlar ve itibar…
8- Anadolu ve doğulu oldumuz için size iran edebiyatının çok derin bir …
Batı: ”
Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp”
batı: ”
Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı.”

Köftehor,”ana dil” ile “ana dili” arasındaki farkı da bilmediği
için, Mert Ateşdağlı’nın “wowturkey.com”daki yazısındaki “Başka bir söyleyişle, adadilinin bilim ve düşünce aktarımında ve üretiminde eğitimciye sağlayacağı kolaylığı hiçbir yabancı dil, anadili kadar sağlayamaz.” cümlesindeki “anadilinin” kelimesini “ana dili” hâline dönüştürüyor!

Köftehor, adı geçen yazıdan dört paragraf aşırmış ve gerekli operasyonu (Kendisi, kelime cambazıdır, aşırırken operasyon yapmayı hiç ihmal etmez.) yaparak, “www.yazete.com”a, “Yabancı dil bilmek güzel ama…” başlığıyla yapıştırıvermiş. (28.01.2013).

Kim bilir, aşırmacıyı “Sırrı Abi, bunları (yazıları) burada (www.facebook.com) harcama gel “www.yazete.com”da yaz” diyen Emrah İriç de ne kadar sevinmiştir, marifeti için.

ATATÜRK’ÜN SÖZÜNE SAHİP ÇIKMAK!
İntihalci Sırrı Er, Mert Ateşdağlı’nın “wowturkey.com” sitesinden aşırdığı yazının (28.01.2013) kelimelerini değiştirdiği gibi, cümleden de Atatürk’ün adını çıkartarak,www.yazete.com”a yapıştırıp (28.02.1013) marifet yaptığını sanmış!

Önce Ateşdoğlu’nun cümlesi:
“Ulusal varlık ile dilin yakın ilişkisini bilen Atatürk’ün ‘Yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.’ sözünü uygulamaya geçirmek gereklidir.”

Şimdi de aşırmacının cümlesi:
Millî varlık ile dilin yakın ilişkisini hatırlatıp, “Yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır” sözünü uygulamaya geçirmek gereklidir.

YANLIŞIYLA BİRLİKTE AŞIRMA
SAYIN ERDAL TUŞUNER’İN KULAKLARI ÇINLASIN
KENDİLERİ KÖFTEHORUN YAR-I VEFAKÂRIDIR
Müzmin, azgın ve iflah olmaz intihalci Sırrı Er, kitap yazacak ya; girmiş, “www.emretilev.com” sitesine. Allah ne verdiyse aşırmış (aşırmak, başlıca becerisidir köftehorun), tam 174 sayfa. Bilgiler yanlış mı doğru mu hiç kontrol etmeden. Beleş tarafından olsun da nasıl olursa olsun.

Ne diyordu Yedi Kocalı Hürmüz’de Kadı Sıracettin: “Helal haram ver Allah’ım, kadı kulun yer Allah’ım.” Köftehorunki de o hesap.
Kitabının 94. sayfasını okuyalım:

“Örnek vermek gerekirse:
Saç
1. anlamı: Başın ense, alın ve iki kulak arasını kaplayan kıllar.
2. anlamı: Demir levha, demirden yapılmış.
Kısa saç sana yakışıyor. – Çocuğun saçı çok uzundu.
Saç boru daha sağlamdır. – Sobanın saçı delinmiş.
(Temel Konuşma Teknikleri ve Diksiyon/Hayat Yayınları-2013)”
Hadi Sırrı Er’in bilgisi yok; “saç” ile “sac” arasındaki farkı bilmiyor, ki normaldir. Kendisi iki kelime arasındaki farkı bilemeyecek kadar da cahildir…

Ya kitabın yayın yönetmeni Necati Bayrak ve editör Esranur Bayrak’a ne demeli. Onların görevi ne? Ne olacak, salla başını al maaşını…
Acırım acırım da gariban öğrencilerin/spiker adaylarının para verip de aldıkları kitaptan bir şey öğreneceklerini sananlara acırım…

“KONTROL” KELİMESİ EK ALINCA
Yaptığı işle ilgili hiçbir tahsili yokken, kendi kendini diksiyon hocası ilan eden intihalci Sırrı Er, “kontrol” kelimesine ulanacak sesli harfin ince olacağını bilmiyor ve “Doktor kontrolu altında olmak kaydı şartiyle” ve “Doktor kontrolunda ilaç ile tedavi” diyor.(TRT Radyo 1, 04.12.2014/11.00)
“Kontrolü” ve “kontrolünde” demesi gerekirken.
Köftehor “uzman” ya
Bu yetmiyor ve uzmanımız “TABLO” derken de “L” harfini kalın olarak seslendiriyor.

ÇATLASAN DA PATLASAN DA
Uzman aşırmacı Sırrı Er, Twitter’de ben fakire ambargo uygulamış, yazılarını görmemem için talimat vermiş. Face’de de yoruma kapalıyız (Adam bizden öyle korkmuş ki -tabii adamı zırt pırt enselersen, olacağı budur-).
Bir süredir Face’te pek yazısı çıkmıyor fotoğraflarla iktifa ediyor. “Allah Allah, köftehora ne oldu, niye yazmıyor” diye merak ederken Türkçe Gönüllülerinden A.B. yazıların tamamını kopyalayıp gönderdi (İngiltere üzerinden) bakalım aşırmacı şimdi ne yapacak.
Aşırmacılıktan vaz geçirinceye kadar ensesindeyiz haberi olsun.

ESRA EROL KONUŞURKEN MÜGE ANLI DUT YEMİŞ BÜLBÜL
“Bizim kanalın sahibinin yaptığı açıklama İslamofobik bir açıklamadır. Kendimce, bir Müslüman olarak kınıyorum. Söylemesem delirirdim. Fox TV ekranında yayın yapıyorum ama terörün asla dini yoktur, dinle alakası hiç yoktur” (Esra Erol, Bugün, 14.01.2015)

Tebrikler, “delikanlı” Esra Erol’a gidiyor. “Müge Anlı” mı dediniz? O bu konularda “dut yemiş bülbül”leri oynar. Soma’da yok, (Tam kendi konusuyken) Hiç işi yok da 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma’dan naklen program yapıp suçluları arayacak. Karşısına gelen ümmileri ve ilkokul mezunlarını paylamak varken. Van depremzedeleri için parmağını oynatmaz.
Esra Erol’un Evlendirme programında, 27 yıldır ailesini arayan Fatih’in ve kız kardeşinin ailesini bulduğu için kutlamaz. (Esra Erol programında, “Bu işler Müge Anlı”nın görevidir” dediği hâlde).
O nedenle tebrikler Esra Erol’a (bir kere daha.)

KOŞULSUZ ŞARTSIZ
“Koşul” ve “şart”ın eş anlamlı iki kelime olduğunu bilmeyen reklamcılar, “Finish” markası için yaptıkları TV reklamında erkek spikere, “Koşulsuz şartsız iade fırsatıyla” dedirtiyor. (atv, 19.01.2015/10.46)
İlkokul mezunu büfecinin “Saç kavurma” yazısına tahammül ederiz de “yüksek ilkmektep” mezunlarının bu hatasına dayanamayız!

TRT SPİKERİ NASIL OLMALI
TRT spikerinin sesinin mikrofonik olması gerekir. Konuştuğu zaman onun sesinin kim olduğu anlaşılır. Ses kişiliği denilen tanımlama budur. Erkekse sesinin “basbariton” veya “tenor” olması gerekir.

Cengizhan Cevahiroğlu’nun gençliğinde hiç TRT haberi dinlemediğini sanıyorum ayrıca alt yapısı konusunda da şüphelerim var bunu da sezinlememin sebebi, cümle sonu tonlamasının da olmaması.”

KELEBEK ETKİSİ
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Kelebek etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Edward N. Lorenz’in çalışmalarından biri olan Kaos Teorisi ile ilgilidir. Daha sonralarda hava durumuyla ile ilgili verdiği şu örnek ile ünlenmiştir. “Amazon Ormanları’nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD’de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, Dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”
Fakat daha çok yaratılan bir kaosun büyüyerek artmasını ifade eder. (tr.wikipedia.org)

MÜGECE,
Müge Anlı, atv, 02.12.2014/10.11: “Bu boynumuza biçilen görev.”
Tercümesi: “Bu iş boynumuzun borcu…”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 20.03.2014/10.08: “(Oğlunuzu) Sizin oraya bindirseniz.”
Tercümesi: “Onu Marmaray’a bindirseniz.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 10.03.2014/12.32: “Onu da çok şey yapmıştık.”
Tercümesi: “Onu da çok irdelemiştik.”

MÜGECE
Müge Anlı, atv, 10.03.2011/11.23: “Kastamonu kolay bulunacak bir yer değil.”
Tercümesi: “Kastamonu’daki olay yeri, kolay bulunacak bir yer değil.”

BUNLAR DA KISA KISA
* Fulya Soybaş Işık, Kanal D, 26.01.2015/19.10: “(Yunanistan Başbakanı) Çe Kevero hayranı…”
“Che Guevara” şeklinde yazılan isim “Çe Kevara” şeklinde seslendirilir.
* Dilek Hanif, Sabah, 07.02.2009: “Çok da elegan oldu.”
Kelimenin Türkçe karşılığı (şık/şıklık) varken İngilizcesini (elegance) yazmak…

* Hıncal Uluç, Sabah, 12.11.2014: “Babam su katılmadık Çerkes..”
Hıncal Uluç ırkının adını bazen “Çerkez” bazen “de “Çerkes” şeklinde yazmakta bir sakınca görmüyor. Yine dua edelim, sıraya “Çerkeş” adının girmediği için.

* Cumhuriyet, 19.03.2014: “Daha sonra 420 milyon lira muammen bedelle çıkılan ihaleyi…”
“Oranlanan, tahmin edilen” anlamındaki sıfatın doğrusu, “muammen” değil, “muhammen”dir.

* Yeni Akit, 08.05.2014: “Ama bu Abdullah Gül’ün ilanihayet siyasetin dışında kalacağı anlamını taşımıyor.”
“Sonsuza kadar” anlamındaki zarf, “ilanihayet” değil, “ilanihaye”dir.

* Sırrı Er, www.yazete.com: “Fransızca olan “Diksiyon” kelimesi güzel ve etkili söz söyleme olarak târif edilmektedir. “Diksiyon” söz söylemede kurallara riayet etmek demektir aslında.”
“Diksiyon”un anlamı: “Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi” ve “Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması”dır…

* Cem Küçük,Yeni Şafak, 19.11.2014: “Diyelim ki provoke etmek istedi. Olma sende!”
“Dahi” anlamındaki bağlaç “de” kelimeye ulanmaz! Doğru yazım: “Olma sen de!”

* Sırrı Er, www.yazete.com, 24 Ara 2012 – Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u fethi, kol kuvveti ile değildir.”
Yorumsuz…

* Pakize Suda, Hürriyet, 20 Şub 2007 – Ayol oracıkta hücceten gidersiniz çoğunuz, ne dondurması!
“Ansızın (ölmek)” anlamındaki zarf “fücceten”dir

* Refiğ Denker, Hürriyet, 06.9.2008: “TRT’de bugüne kadar böyle yobaz, çağdışı ve MÜLTECİ bir zihniyet olmadı…”
“Mürteci” (Yeni düzene karşı direnen, gerici) ile “mülteci” (sığınmacı) karıştırılmış!

BUGÜN TÜRKÇE İÇİN NE YAPTINIZ?
Not: Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler…
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
www.ignelifici.com
www.delikanlisozluk.com




Yorumlara kapalı.




Arama


Hakkımda

İsim: Hüseyin Movit
Meslek: Genel Yayın Yönetmeni, Düzeltmen
Şehir: İstanbul
Kişisel sayfam


Kategoriler


Arşiv


Bağlantılar


Meta


RSS takip